banner328

Her şeyin aşırısı zararlı olduğu gibi sevginin de aşırısı tehlike arz eder. Bunun en tipik örneğini Hz. İsa’da görüyoruz. Bugün Hıristiyanlar nazarında Hz. İsa TANRI ise bunun müsebbibi Hz. İsa’nın düşmanları değil Hz. İsa’nın sevenleridir. Her şey sevgi ile başladı. Ayarsız, sınırsız sevginin varacağı yer işte burasıdır. Ölçüsüz sevgi zehirler. İnsanı insan gibi seveceksin, hayvanı hayvan gibi seveceksin. İnsanı Allah’ı sever gibi sevemezsin. İşte Allah böyleleri için şöyle diyor:

İnsanlardan bazıları Allah'tan başkasını Allah'a denk tanrılar edinir de onları Allah'ı sever gibi severler….” (Bakara2/165) Bu ayeti okuyunca, çok sevdiği mürşidinin huzuruna gelerek Allah’a el açıp yalvarır bir eda ile “sizin merhametinizle ayakta duruyorum” diyen arkadaş aklıma geldi.

Hz. İsa’nın başına gelenlerin Hz. Muhammed’in de başına gelmesi tehlikesi var mı? El cevap var. Olmasaydı Allah Rasûlü(sav) şöyle der miydi?

Hristiyanların Meryem oğlu İsa’ya yaptıkları gibi, beni aşırı şekilde övmeyin! Ben ancak Allah’ın kuluyum. Bana ‘Allah’ın kulu ve Rasûlü’ deyin!” (Buhari,Enbiya 48)

Tevhid çizgisindeki milim sapma felakettir. Zira minarenin dibindeki 1 santimlik eğrilik minarenin tepesinde bir metre olur.

Mekke müşrikleri BEŞER peygamberi kabule yanaşmıyorlar ve şöyle diyorlardı: “Bu ne biçim peygamber; (bizler gibi) yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor!...”(Furkan25/7) . Onlar, iman etmelerinin şartı olarak Allah Rasulü’nden “yerden su fışkırtması, altından eve sahip olması, göklerde uçması, Allah’ı ve meleklerini karşılarına getirmesi” gibi uçuk taleplerde bulunmuşlardı. Ancak Efendimiz’in cevabı tam kapak olmuştur: “Sübhanellah! Ben ancak Rasûl olarak gönderilen bir beşerim” (İsra 17/90-93)

Buradan bize de mesaj var. Bakar mısınız? “Muhammed Mustafa’nın benzetilebileceği hiçbir varlık yoktur, Muhammed eşittir Allah!” diyen birisi veya “Hz. Peygamber ölmedi, kabrinde yaşıyor, kabrinde namaz kılıyor, hatta hanımlarıyla zevkleniyor” diyen birisi Hz. Muhammed’i sevmiş ya da övmüş mü oluyor, yoksa yermiş mi oluyor? “Bu nasıl söylem, bu küfürdür” dediğimizde “yok canım iftiradır” deniliyor. İlgili konuşmayı bulup getirdiğimizde “montajdır” diye yumurtluyorlar. Daha da olmadı bu sefer “aslında o şunu demek istemiştir, hem sen onları anlayamazsın” diyerek zırvada zirve yapıyorlar. İnanmayan Youtube’a baksın.

Bu ve benzeri hezeyanların, Hıristiyanların Hz İsa’ya yaptıklarından farkı var mı? Bugün İslam dünyasında Hz Peygamber’i sevmek adına, onu övmek adına uçuranların asıl maksadı O’nu hayattan dışlamaktır. Onu ve misyonunu hayata taşımak diye bir dertleri de yok. Halbuki O’nun Kur’an’daki adı Ahmed’dir, “övülmüş” demektir.(Saff 61/6)Muhammed kelimesi de aynı kökten gelir. Dolayısıyla zaten O’nu Rabbi övmüştür. Ümmete düşen övgü değil örnek hayatını hayata taşımak olmalıdır. Ümmete düşen O’nun yüce ahlakıyla, Kur’an ahlakı(Kalem 68/4)ile ahlaklanmaktır. Kuru kuruya övmekle, dilde kalan salavat ile bu görev yerine getirilmiş olmaz.

Hz. Peygamber’in insanüstü olarak takdim edilerek bir sürü uçuk hikayeler anlatılmasının arka planında aslında bir takım insanların kendi din büyüklerini uçurmak istemeleri yatmaktadır. Hz. Peygamber’de böyle haller olmalı ki kendi hocalarında da olsun. Yoksa kimse inanmaz. Tabi bu arada bir sürü uydurma rivayetler de havada uçuşmaktadır. Mesela bugün birer tapınak haline getirilen bazı türbelerin bu hale gelmesinde uydurulan ve hadis diye ortalıkta dolaşan şu söz yatmaktadır: “İşlerinizde ne yapacağınızı şa­şırdığınızda kabirlerdeki ölülerden yardım isteyiniz” Bunun sapıklık olduğunu bilmek için alim olmanıza da gerek yoktur. Sadece Fatiha sûresini bilseniz yeter. Zira bu uydurma hadiste إستعينوا” yardım isteyiniz ” kelimesi geçer. Halbuki Fatiha’da “إياك نستعين –yalnız senden yardım isteriz” denilerek yardımın ölüden değil Allah’tan isteneceği vurgulanmaktadır. 

Misafir Avatar
İsminiz
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner330