banner387
 Benim saygıdeğer Hocam!

Tabancasiz kardeşligi ögret bize
Kafeteryalarda.
Alfabe’den Anayasa’dan önce
Kurşunsuz sevişmeyi!
Öyle güzel anlatmış ki Rıfat Ilgaz üzerine ne söylesem eksik kalacağı aşikar. ‘Tabancasız kardeşlik’, ‘kurşunsuz sevişmek’ ne güzel tamlamalardır onlar, ne çok şey yüklüdür.

Haddim olmayarak;
Var olan ve olacak olan bütün yerel, ulusal, küresel sorunlarımızın çözümü eğitim eğitim eğitim!!
Ama biz o çok sevdiğim sözde söylediği gibi ”oku emrini diploma al” diye anlamış olmanın bedelini çok ağır ödeyenlerdeniz. Eğitime okul sıralarında, kağıt defter üzerinde başlayanlardanız.
Oysa o eğitim çocuklarımızın küçük bileklerine kuvvet verilmemeli. O eğitime daha dış dünya kirliliklerinin, sistem bozukluklarının, belirtisiz aDam tamlamalarının müdahalesine uğramamış çocuklarımızın yüreğinden..
Henüz gökyüzüne, uçurtmalara, mutlu sonlara inanan çocuklarımızın iyimserliğinden başlanmalı.
Çizgileri yamuk çizseler de, fişleri geç okusalar da ilerde büyük adam olabilirler Hoca’m. Yazısı iğrenç aydınlar gördüm ben demokratlar hukukçular… Senelerce ödevlerini başkasına yazdırmış insanların, ne söylediğini üçüncü kez tekrarlattığımda zor anladığım insanların hatta karnesinde sadece notlarının toplamında 5’i elde edebilen insanların günü geldi büyük başarılarını alkışladığım oldu. Oluyor anlayacağınız ama yüreklerine dokunmazsanız pek sanmıyorum.
Onlara; her işe sevmekle başlamalarını, herkesin sevilecek bir yanı olduğunu, ne aşağıdan ne yukarıdan tüm insanlara eşit seviyeden bakmaları gerektiğini, sükutun altınlığını, haksızlığa susmanın ahmaklığını anlatın. Notlarından önce ahlaki değerlerini yüksek tutmalarını tembihleyin.
Renklerden! Renklerden mutlaka bahsedin. Bolca mavi verin yeşil.. Her şeyi paylaşmalarını, özgürlüklerini asla bölüşmemeyi öğretin ve özgürlükleri için örgütleşebileceklerini.
Guruplaşmayla, kategorize etmeyle değil birlik beraberlikle zorlukların aşılabileceğini, Sahip olduklarının fiyatıyla değil değeriyle ilgilenmelerini, alın terinden öte kitaplardan ala zenginliğin olmadığını, hiç tanımadıklarının acısını duymanın onları insan yapacağını anlatın onlara.
Matematikte iyi edebiyatta kötü olsunlar, şiirden anlayıp resimden anlamasınlar varsın ama halden anlasınlar. Empati yapmayı öğretin onlara. Ezerek değil tevazu ile biryerlere gelebileceklerini ve kalıcı olabileceklerini anlatın onlara. Bunu iyi anlatın.
İçlerindeki çocuğu, neşeyi, yaşama sevincini değil ama ön yargılarını mutlaka öldürün. Ön yargılarıyla hiçbir yere varamayacaklarını, onları sadece geriye götüreceğini söyleyin.En önce bunu söyleyin.
Güzel tercih etmeye özendirin onları. Cesaretli ve yenilikçi olmaya, farklılıklara bilhassa.
Hata yaparım korkusuyla pasif kalmalarına müsade etmeyin. En çok hatalarından öğrenecekleri şeyler olduğunu söyleyin. Ve en dibe vurmadan en tepeye çıkılmadığını anlatın onlara.
Umutlandırın onları.Güzel günlere güven duysunlar. Henüz inanırken gökyüzüne, uçurtmalara, mutlu sonlara onların inandıklarına sahip çıkın Hoca’m.
Bir çocuğun elinin kalem tutması önemlidir elbette. Ama o kalemi nerede kullanacağından daha önemli değildir.
Velhasıl kelam yüreklerine diyorum dokunun. Mutlaka dokunun.

Misafir Avatar
İsminiz
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner341

banner370

banner375

banner379

banner373

banner339

banner376

banner374

banner377

banner149

banner378