banner328

Başlık eminim birçoğunuza tanıdık gelmiştir. Maalesef diyet denilince ilk aklımıza gelen ekmeği, pilavı, makarnayı tamamen hayatımızdan çıkarmak oluyor. Peki bu ne kadar doğru bir yaklaşım ya da tamamen yanlış mı ? Bu başlık bizim diyet yanlışlarımızdan sadece biri ve en basiti.


Günümüzde obezitenin artmasıyla birlikte gün geçmiyor ki gerek televizon ekranlarında gerek sosyal medyada yeni bir diyet türemesin. Lahana diyeti, çorba diyeti, karatay diyeti, milshakeler… Bu tür popüler diyetler saymakla bitiremeyecek kadar fazla ve her gün yeni bir tanesi eklenerek piyasaya sürülüyor. Eminim birçoğunuz bunlardan en az birini denemişsinizdir ve kiminiz hiçbir sonuç alamamışsınız kiminiz birkaç kilo verdikten sonra onları katlanarak bedeninize geri yüklemişsinizdir. Şimdi gelin bakalım diyet yapıp sağlığımıza kavuşmak isterken neleri yanlış yapıyoruz ve aslında kendimize nasıl zararlar veriyoruz.

EN SIK YAPTIĞIMIZ DİYET HATALARI VE SONUÇLARI

  1. Karbonhidrat kaynaklarını tamamen kesmek: Başta da dediğim gibi diyetisyen kontrolü dışında kendi başına diyet yapanların genel olarak yaptığı hataların başında gelir. Diyete başlayan kişi ilk olarak hayatından ekmek, makarna, pilav vb. karonhidrat kaynaklarını çıkarır. Daha ilerisine giderek meyve yemeyen insanların sayıyısı da hafife alınmayacak kadar fazla.



Karbonhidratlar günlük beslenmemizin %50-55’ini oluşturmalıdır. Karbonhidrat kısıtlı diyetler de bu oran %5’lere kadar inebilmektedir. Peki bunun bizim için sakıncası nedir? Vucüdumuza ihtiyacı kadar karbonhidratı vermezsek glikojen deposu ve kandaki şekerimiz kısa sürede tükenir. Bu durumda metobolizmamızın çalışması için gereken enerji kaslarımızdaki karbonhidrat depolarından karşılanmaya başlar. Bir süre sonra baş ağrısı, halsizlik, iş veriminde düşme, mide bulantısı, baş dönmesi ilerleyen durumlarda ketosiz, hipoglisemi, ani bayılmalara kadar giden sağlık sorunlarıyla karşılaşılabilir. Bu şekilde kilo kaybı mümkündür ama bu kayıp maalesef su ve kas kaybının sonucudur. Sözün özü ekmeği kesmek demek sağlıklı kilo kaybetmek demek değildir.





  1. Hızlı kilo verme isteği: İlk önce durup bir düşünmeli ben bu fazla kilolarımı iki üç günde mi aldım ki iki üç günde vereyim. BİR HAFTADA 15 KG GARANTİLİ DİYET! Ne kadar da iddialı bir başlık değil mi ? Teknoloji hergün gelişmekte insanlar her geçen gün bilinçlenmekte diye düşünürken aynı zamanda bu tür mucizelere olan inancın da her geçen gün artması tam olarak bir hayal kırıklığı. Unutmayın ki kısa zamanda verdiğiniz kilolar sizden sağlığınızı götürür ve kısa zaman içerisinde verdiğiniz kiloları size aynı hızla geri getirir. Bu işte en birinci basamak sabırdır. Yani yazın fit bi görünüme kavuşmak için mayıs ayını beklememeli şimdi den bütün ömür fit kalmak için bir adım atmalısınız.

  2. Fiziksel aktiviteyi arttırmadan sadece kaloriyi azaltmak: Unutmayalım ki sağlıklı kilo verme sürecinde spor olmazsa olmazımızdır. Fiziksel aktivitemizi arttırmadan metabolizmamızı istediğimiz gibi hızlandıramayız. Günümüzde en büyük sorulardan biri de hareketsiz yaşamak. En büyük bahanemiz ise saatlerce sosyal medya da televizyon başında vakit geçirebiliyorken spor için yarım saat veya bir saatimizi bile ayıracak vakit bulamamak! Kendimize bahaneler yaratmayı değil kendimiz için sağlığımız için fırsat yaratmayı denemeliyiz. Bunu başardığımız zaman hayatınızın ne kadar olumlu olarak değiştiğini çok kısa zamanda farketmeniz kaçınılmazdır.KALK VE HAREKETE GEÇ!

  3. Su içmeyi unutuyorum ve ya hiç susamıyorum: Malum kış ayları geldi ve sıcaktan kavrulup yandım diye feryatla kana kana su içtiğimiz zamanlar geride kaldı. Peki bu bizim suya ihtiyacımız olduğu gerçeğini değiştirir mi?



Vücudumuzun %70’i sudur. Bu yaşa cinsiyete ve daha bi çok etkene göre değişse de aşağı yukarı aynıdır ve önemli bir bileşenimizdir. Su hayattır. Hani ben susamıyorum deriz ya susamamanız sizin suya ihtiyacınız yok anlamına gelmez. Susama hissi vücuttaki su yüksek oranda azaldığında ortaya çıkar. Bu nedenle su içmek için susamayı beklememeliyiz. Eğer unutuyorsak çok sevdiğimiz teknolojilerden faydalanmayı deneyebiliriz. Akıllı telefonlarımız bize bu tür imkanlar da sunuyor. Kendimize su içmeyi hatırlamak için alarmlar kurabilir yada bununla ilgili programlar yükleyebiliriz.

SU SAĞLIKLI BİR METABOLİZMANIN ALTIN ANAHTARIDIR. KALK VE HEMEN SU İÇ!

  1. Öğün atlamak: Özellikle çalışan nufüsumuz kahvaltı yapmayı pek tercih emiyor. Evde kalan kesim ise geç kahvaltı yapıp öğlen yemeğini atlıyor. Bizim sağlıklı bir bedene sahip olmamız için mutlaka üç ana öğünü atlamadan yapmamız gerekiyor. Sabah kahvaltımız öğlen saatlerine sarkmadan kaliteli bir şekilde sağlıklı besinlerle yapılıp öğlen biraz daha hafif akşam ise elimizden geldiğince hafif olarak atlamadan yapılmalıdır. Bunun dışında ara öğünlerimiz bizim kan şekerimizi dengede tutmamız için ve bir sonraki öğünde gerektiğinden fazla tüketmememiz için yapılır. Fakat eğer dengesiz şeker, tansiyon, kolesterol gibi şikayetlerimiz yoksa 3 ara öğün tüketmemiz de gerekmez. Yine de en kötü ihtimalle diyetimizi bir iki ara öğünle desteklemek devamlılığı ve kontrolü açısından daha olumlu olucaktır.

  2. Diyet çaylar ve laktasif ürünler: Yine günümüzün popüler diyetlerinin olmazsa olmazlarından biri de diyet çaylarıdır. Maalesef medyada birçok kez bu ürünlerin can aldığı duymuşuzdur ve duymaya devam ediyoruz. Bu ürünlere olan güven aslında tam olarak olmasa da kilo problemi yaşayan insanların kolaya kaçma isteği, psikolojik baskı altında kalma, o yapmış bu içmiş şu kadar kilo vermiş safsataları bu ürünleri kullanmaya teşvik etmektedir. En basitinden laktasif çayların kullanımı ilerleyen dönemlerde ve yanlış kullanımda geri dönüşümsüz bağırsak problemlerine yol açar. Kulağa masum ve kolay gelse de MUCİZE BESİN YOKTUR! Sağlıklı kiloya kavuşmak sadece dengeli ve düzenli beslenme yanında fiziksel aktivite ile mümkün olur.

  1. Tek tip beslenme: Sağlıklı beslenmenin bir diğer altın kuralı da dengeli beslenmektir. Yani bir öğünde veya gün içinde tüm besin gruplarından yeteri kadar tüketmemiz gerekmektedir. Tek tip beslenmenin temeli sadece bir besin grubuyla veya ağırlıklı olarak bir besin grubuyla beslenmedir. Bunun sonucunda vitamin kayıplarından tutun da kalp hastalıklarına, böbrek hasarlarına, sinir sisteminde bozulmalara kadar giden sağlık problemleri görülür. Sadece protein ağırlıklı beslenme gut, böbrek işlev bozuklukları gibi sonuçlar doğurabilirken, karbonhidrat ağırlıklı beslenme ile aşırı yağlanma, diyabet, kardiyak rahatsızlıklar gibi sağlık problemleri görülebilir. Yani gün içerisinde süt grubu, tahıl grubu, sebze ve meyveler ve et grubu olmak üzere bu 4 TEMEL BESİN ÖĞESİNDEN YETERİ KADAR TÜKETİLMELİDİR.

    Sağlıklı kilo vermenin şartlarından biri de düzenli uykudur. Günde altı ila sekiz saat arasında kaliteli uyku hepimiz için elzemdir. Tabi uyku zamanlarının da belirli olması çok geç saatlere kadar uyanık kalmamak, öğlen saatlerine kadar uyumamak da düzenli uykunun gerekliliklerindendir. Bunların hepsi birlikte olduğunda kaliteli yaşam ve ideal kilo da kaçınılmazdır.Eğer hedefiniz sağlıklı bir şekilde ideal kilonuza kavuşmak ise gelin bunu tek başınıza sağdan soldan duyduğunuz diyet dedikodularıyla değil bir beslenme uzmanı yardımıyla en doğru ve kontrollü bir şekilde yapın. Kendiniz ve geleceğiniz için bi adım atın. Hepinizi doğru beslenmeyi öğrenmeye ve gücünün farkına varmaya NEWLİFE SAĞLIKLI YAŞAM MERKEZİ ‘ne bekliyorum. Dilerseniz ücretsiz vücut analizinden faydalanabilirsiniz. Kendinizin farkında olduğunuz gün yeniden doğduğunuz gün olsun. Mutlu, sağlıklı ve fit günlere…

Misafir Avatar
İsminiz
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner330