banner426
Ruh ezelde özgürken ebedde sürgün düştü.
Cennette sırasını bekleyen, doğduğu gün  ilk vurgunu yedi.
Ana rahminde hür olan çocuk doğduğu gün idam edildi.
Peki sorarım sizlere suçu neydi?
Çocuk olmak mı, genç olmak mı, kadın olmak mı yoksa gül bahar olmak mı?
İnsanın kaderi, coğrafyası onun sürgünü müdür?
Peki bu minnacık kara parçasında ne yetmedi bizlere?
Su mu, hava mı yoksa “İNSANLIK“ mı?
İçim acıyor. Yüreğimden gözüme gelen göz yaşı kan damlıyor. Hiç bitmeyecek göl, küçük bir insan topluluğu, cehennemin bekçisi Rıdvan-ı korkutacak zalimlerin zulmüne uğruyor.
Güneş onlar için her gün batıdan doğuyor. Ay onlar için her gün kan ağlıyor.
Su sadeliğini yitiriyor.
Vicdanım sızlıyor dinliyorum öyle, sessizce ve sükunetle.
Bakıyorum öyle çok uzaklara çığlıklar geliyor kulağıma. Bu feryat bir filmden değil bir oscar ödülünden değil, bu feryat insanlıktan geliyor. Bu feryat Doğu Türkistan’dan geliyor. Bu feryat Müslüman  kardeşlerimizden geliyor. Onlar bir Sümeyye, bir Bilal’i Habeş oluyor. Onlar şehit oluyor uçuyor kevser başına.
Bize yine dua kalıyor yalnızca dua...
Ama unutmamalı Allah Azze ve celle Eblehe’nin  fil ordusuna gönderdiği bir kuşu gönderir bu zalimlere.
 12 Mart 2019
Zeynep Çınar
Misafir Avatar
İsminiz
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner341

banner370

banner375

banner379

banner373

banner376

banner398

banner346

banner149

banner378