İnsanların kalpleri zihinleri o kadar alışmış ki kötülüğe bünyeleri karşılıksız iyiliği kabul edemiyor.Öylesine yaptığın yani hatta iyilik olarak bile tasarlamadığın ,doğan gereği yaptığın şeyleri tarayıcıdan geçirip ak niyet belirtisi arıyorlar.

Çünkü biz normal olanın anormalleştirildiği bir toplum olduk.Birbirinin iyiliğini düşünenlerimiz, birbiri için bir şeyler yapanlarımız kalmadı.Hâl böyle olunca karşılaştığımız insan gibi insanları kötü tecrübelerimizin kirlettiği aklımızla çıkarcı diye etiketledik.Bir iyilik sadece bir iyilik olamazdı sonuçta!

Biride çıkıp demedi:
“ Kardeş sen kimseyi sana faydası olmadıkça sevmediysen bundan bize ne?"

“Sen insanlarla mesafeni çıkarlarınla oranladıysan, kimseye gönülden sarılmadıysan gönlü güzel olanların suçu ne?”

Hepimiz pustuk aksine.Kabullendik.İnandık.Sonra birbirimize yaklaşırken x ray cihazına dönüştük.İlişkiler sınama sınanma ikilisinin işbirliğiyle samimiyetten uzaklaştırıldı.Devir kötü insanlar daha kötü diye diye güven boşluğuna tepetaklak atladık.Ya sınadık birilerini ya da sınandık.

Ve yine biride çıkıp demedi ki:
“Sen anahtarını kapının üzerinde bırakanların torunu değil misin? İnsanlara kalbini kilitlemek niye?”

“Tarih boyunca sığınmacılara kucak açan, borçlarına kadar sahiplenip dünyaya insanlık dersi verenler senin ataların değil mi? Şimdi seni iyilik yapmaktan alıkoyan beklentilerin niye?”

Kaybettik.
"İyilikten maraz doğar'ı" büyüttükte büyüttük içimizde ama “İyiliğe iyilik her kişinin kârı, kötülüğe iyilik er kişinin kârı.” diyemedik gönülden.Ne güvenebildik ne de güvenilir biri olabildik.Bir iyilik sadece bir iyilik olamazdı sonuçta!

Yine de belki biri çıkıp der.
“Saya saya değil saça saça iyilik yapın.Yatırımların en güzeli iyilik etmektir...”

İyi kalın...
Okur kalın...
Misafir Avatar
İsminiz
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner370

banner375

banner379

banner373

banner376

banner398

banner346

banner149

banner378