banner462
 Avrupa’nın; Türk Tarih Kurumu (TTK) Başkanı (2005) Sn. Yusuf Halaçoğlu: “Ermeni soykırımı yoktur.” dediği için, tevkif ettirme müzekkeresini görmeyenler! Bu bağnazlık karşısında, süt dökmüş kediye dönenler! Ağzını bıçak açmayanlar! Batı’yı kınamak cesaretini, kendilerinde bulamayanlar! Batı, ne söylese, altında bir keramet arayanlar! Batı’nın Türkiye karşıtı, her tutum ve davranışında, bir hikmet görmeye çalışanlar!

Batı, Türkiye Cumhuriyeti karşıtlığından ötürü, aldığı siyasî kararla, terörist başına yeni imkânlar sundu!
Bu karar karşısında, süklüm püklüm bir tavırla, sus-pus olanlar! Kendi millî dâvâları aleyhinde -ne hikmetse- arslan kesiliyorlar! Kalemleri, pala oluyor! Sözleri, top mermisi! Duruşları devletine karşı, tehdit hâlini alıyor! Her biri birer, İnsan Hakları havarisi kesiliyor! İlim tutkunu pozlarına bürünüyor!
“Vur abalıya!” kabîlinden, mazlum Türk Devleti’ne karşı dişlerini biliyor! Tam bir hamakat örneği, gösteriyorlar! Hep birden, veryansın ediyorlar! Evet, dünyanın hiçbir yerinde, kendi devletine, kendi milletine karşı palazlanan, horozlanan bir aydın tipi bulamaz ve rastlayamazsınız!
Adamlar “Soykırım yoktur.” diyenlere bile tahammül edemiyorlar da, böyle söyleyenleri hapse tıkmaya cür’et etmeye kalkışıyorlar!
Böyle diyenler ve diyecekler hakkında, tevkif müzekkeresi / gözaltı emri hazırlayıp, hazırlattırıyorlar!
Batasıca Resmî Batı -maalesef- Türk Devleti’ne karşı onulmaz bir düşmanlık içinde!
Kendi kabuğuna çekilmiş olduğu hâlde bile, Türk Devleti’nin varlığına tahammül edemiyor, katlanamıyor!
Türkiye’nin geleceğinden; kendi geleceği için korkuyor!
Türkiye’yi kendine rakîb ve hasım olarak görüyor!
Oysa kuvvetli, ileri ve gelişmiş bir Türkiye’den hem yakın komşu devletlere, hem de Batılı devletlere ancak fayda gelir, zarar gelmez.
Tarihte olduğu gibi; güçlü, âdil ve haklının, mazlûmun yanında yer alacak bir Türkiye; insanlık için bir umuttur. Yarınlar için, bir güvencedir tüm insanlığa.

Aslında kaçınılmaz bu parlak geleceği görüyor Batı,
Korktuğu başına gelecek, kap karanlık da olsa suratı.

İşte vaziyet bu merkezdeyken; benim kimi aydınım, -nasıl aydınsa- kendi devleti, kendi milleti ve öz tarihinin doğrularına ters düşmeyi canına minnet biliyor!
AB’den kuru, sahte bir âferin almak uğruna, başta kendine, sonra milletine, sonra devletine ihanet etmekte bir beis / bir mahzur / bir sakınca görmüyor!

Bilmem ki, nasıl da uyur bunlar, yataklarında rahat mı rahat?
Türkiye’nin daralırken, ihanet çemberleri, saat be saat!

İster olsun bunlar bilgiç, isterse olsun yüksek ümera (komutan)
Topu birden, lâyık olmuş canlarım “cehenneme zümera” (cehennemlik)

Ertelenince Ermeni konferansı, çekildi kılıçlar Basın’da,
Ârif milletim kaldı sessiz, vuruşan kalemşörler arasında.

Allahtan var idi aralarında, milletin gerçek gözü kulağı,
Kaldıracak, milletin üzerine atılan bu tuzak olan ağı.

Misafir Avatar
İsminiz
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner370

banner375

banner379

banner373

banner376

banner398

banner377

banner149

banner378