banner426
 Seçilmişler; seçici olmalı. Fakat nerede?
Seçilmişler; karar verici olmalı. Fakat ne zaman?
Seçilmişler; en iyi seçici olmak zorunda.
Çünkü onlar, seçilmiştir, seçkindir.
En iyi seçimi onlar yapar, yapmalı.
Yine seçilmişler, en zor ve en son seçici olmak zorunda.
Yine onlar en çok, en derin, en elzem, en lüzumlu olanı düşünmek taşınmak mecburiyetinde.
Çünkü onlar seçilmiştir.
Zoru başarmak onlara düşer.
Ama bütün bunlardan önce seçilmişlere düşen görevler var.
Seçilmişlik, hemen seçici olmayı gerektirmez.
Seçilmişlik, âniden karar vermeyi gerektirmez.
Seçilmişlik, halkın nabzını yoklamayı zorunlu kılar.
Seçilmişlik, hiçbir toplum ve kurumu dışlamamayı mecburi kılar.
Seçilmişlik “Ben seçilmişim, her şeyi en iyi ben bilirim.” demek değildir.
Seçilmişlik “Ben seçilmişim, öyleyse ne dersem, o en doğrusudur.” demek değildir.
Seçilmişlik “Ben seçilmişim, o halde ne istersem, o en iyisidir.” demek değildir.
Seçilmişlik “Ben seçilmişim, o takdirde neyi seçersem, o en güzelidir.” demek değildir.
Seçilmişlik; seçmesini bilmektir her şeyden önce.
Ama neyi seçmesini bilmektir, derseniz a dostlar?
İşin ehli olanların fikir ve düşüncelerini, seçmesini bilmektir.
Asıl, onların dediklerine kulak asmaktır.
Özellikle coğrafyanın sesine kulak vermektir.
Bilhassa stratejik konumun fısıltısına kulak dikmektir.
Hele hele tarihin derinliklerinden gelen ihtarları dikkate almaktır.
Tabii bu dinleyişler zinhar kös dinlemek şeklinde olmamalıdır.
Mes’ele ve sorunlar hakkında karar verirken -resmi olsun olmasın- her ehl-i hâl ve akd denen, yani ehl-i vukuf ve bilirkişi sayılan kişi ve kurumların fikir ve kanaatlarını sormalı, onları nazar-ı itibara almalı.
Şayet çözümle ilgili düşünceleri onlarınkiyle aynîleşiyor, benzeşiyorsa, ki bu durumda isabet kaydediyor demektir.
İşte ancak o zaman, kararlarında sabit-kadem yani kararlı olmalılar.
Ancak bu takdirde dönülmez kararlılık yoluna girmeliler.
Ancak bu seçim ve kararda ısrarlı davranmalılar.
İşte bu durumda, karşıt ve zıt bir vaziyetle karşılaşmazlar.
Tenkîde mârûz kalmazlar.
Eleştiri oklarına uğramazlar.
Çünkü gerçekten iyi, doğru ve güzel olan karşısında, akan sular durur be canlarım.
Yoksa: Ben seçilmişim, öyleyse neyi arzularsam onu yaparım!
Ben seçilmişim, öyleyse her istediğimi söylerim!
Ben seçilmişim, öyleyse kimi beğenirsem onu tâyin eder, onun atamasını yaparım!
Demek değildir, seçilmiş olmak be dostlar!
Bir işi bir mes’ele ve sorunu ehline ve bir bilene sormak danışmak demektir.
İstişare ve meşveret demektir.
Çünkü akıl akıldan üstündür.
Çünkü her bilenin üstünde, bir başka bilen vardır.
Çünkü danışan pişman olmaz.
Misafir Avatar
İsminiz
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner341

banner370

banner375

banner379

banner373

banner376

banner398

banner346

banner149

banner378