banner490
Ömür dediğin ; bir ağacın gölgesinde geçirdiğin bir gün değilmidir dedi ihtiyar, öyledir ya dedi genç adam, önünden hızla geçen trene bakarak. Yaş aldıkça saçlarda karalar bağlamayı bırakır diye devam etti genç adam, yüzünde kurumuş göl toprağı izleri taşıdığından habersizcesine. 
Az ilerde koyu bir sohbetin, demsiz çayını yudumlamayan anneler çocuklarına oyun halkaları kurmuş , iç geçirerek düşüp düşüp dizlerini ovuşturmalarını seyrediyor. 
Hey gidi günler hey nasılda birden çoğaldınız ömür sermayesinde, halbuki olmadığınız günler nasılda eksikti. Öyle ya en çokda geçen zamanı dün sanıp aldanmışlığına hayıflanıyormuş 
insan.
Bir varmış bir yokmuş masalları dinleyip içimize sindirdiğimiz, eklemeyi değil eksiltmeyi öğrendiğimiz , ekmeği bölüpte yemek yerine birbirimizi yediğimiz zamanlarda kanıksanmayacak kadar az olmasada, bu gölgelikte gölge vaktini doldurmaya muktedir yine. 
Veda yerine vefa etmeyi bir türlü öğrenemiyoruz, oysa güneş tepeden doğdu doğacak ve hiç beklenmedik bir şekilde o ağacın bir daha hiç bir zaman gölgesi ne uzayacak ne de kendi olacak. Kim demiş veda ediyoruz diye bir vefa bırakıyoruz yine bir gölgelik serinliğinde demlenmeyi ümit ederek.
Nurten KESKİN 
18.12.2019
Misafir Avatar
İsminiz
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner370

banner375

banner379

banner373

banner376

banner377

banner149

banner378