banner585
 Geçtiğimiz gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘İnsan Hakları Eylem Planı’nı açıkladı. Belli amaçları, hedefleri ve faaliyetleri olan Eylem Planı, ülkemiz için hayırlara vesile olur inşallah çünkü adalet, her bakımdan çok önemlidir. Adalet, insan haklarının da temelidir.

Adalet ve hukuk sadece Türkiye’de değil, bütün dünya ülkelerinde tartışılıyor. Mahkeme salonlarında büyük harflerle 'Adalet Mülkün Temelidir' yazısı çok anlam ifade eder.

Kur'an ayeti ile yüce Allah'ın kesin emri olan adaletli olun emrine rağmen, adalet her zaman tartışma konusu olmuştur.

Türkiye’de, geçtiğimiz aylarda adalet reformundan söz edilmeye başlanmıştı. Geçtiğimiz gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İnsan Hakları Eylem Planı'nı açıkladı. Adaletin olmazsa olmaz olduğu her maddesinde öne çıkarılan Eylem Planı’nda insan hakları, özgürlükler, hukuk devleti ve daha birçok önemli konu gündemde. Önümüzdeki süreçte adalet ve insan hakları ile ilgili daha detaylı bir makale yazacağım.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İnsan Hakları Eylem Planı’nı açıklamasının ardından Anadolu Ajansı tarafından servis edilen haberi sizlerle paylaşarak, Eylem Planının detaylarına bakalım.

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan İnsan Hakları Eylem Planı'nı açıkladı

İnsan Hakları Eylem Planı Tanıtım Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "9 amaç, 50 hedef ve 393 faaliyeti içeren bir belge olarak ortaya çıktı. Eylem Planımızın nihai amacı, yeni ve sivil bir anayasadır" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde İnsan Hakları Eylem Planı Tanıtım Toplantısına katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının satır başları şöyle;

İnsan Hakları Eylem Planı Tanıtım toplantısının ülkemize tüm kurum ve kuruluşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Hazırlık sürecinde değerlendirmeleriyle tenkit ve teklifleriyle eylem planına katkı sağlayan tüm taraflara şükranlarımı sunuyorum.

Hayatın bizatihi kendisinin kesintisiz bir değişim süreci olduğu gerçeği. Her alandaki reformları kesintisiz sürdürmemiz gerektiğini işaret ediyor. Bugün açıklayacağımız eylem planı da değişim ve reform irademizin devam ettiğinin ve devam edeceğinin bir örneğidir.

Tarih bize, ne zaman adalete sıkı sıkıya sarılmışsak o zaman yükseldiğimizi, güçlendiğimizi, huzurlu ve müreffeh toplum haline geldiğimizi gösteriyor. Buna mukabil ne zaman da adalet yolundan sapmışsak, gerilediğimizi, zayıfladığımızı, iç ve dış sıkıntıların ağırlığı altında ezildiğimizi müşahede ediyoruz. Yine yakın tarihimiz, bize yaşadığımız acı tecrübelerle mülkün temelinin adalet olduğunu, adaletin temelinde de hakları ve onuruyla insanın bulunduğunu öğretmiştir. İşte bunun için bizim adalet davamızın pusulası insandır, insan onurudur, insanın sahip olduğu tüm haklarıyla hayatını sürdürebilmesidir. Medeniyet müktesebatımız bize, adaletin yerini bulmasının çok hassas bir dengeye bağlı olduğunu anlatıyor. 'Bir çiçeğe az su vermek onu kuruturken, fazla su vermek de soldurur' gerçeği, adaletin kuyumcu titizliğiyle uygulanmasını gerektiriyor. Ayrıca öyle her gördüğümüz çiçeğe su vermeyeceğiz. Susuzluktan boynu bükülmüş bir çiçeğe su vermek adaleti yerine getirmek olurken, dikene su vermek zulüm anlamına gelebiliyor.

Ne uluslararası belgelerin kayıtsız şartsız kopyalanmasından yanayız ne de insanlığın evrensel kazanımlarına bigane kalmak gibi bir düşünceye sahibiz. Biz bugüne kadar tüm reformları, falan kuruluş dayattığı, filan teşkilat talep ettiği için değil, milletimiz bunlara layık olduğu için gerçekleştirdik. İnsan Hakları Eylem Planı'nın hazırlığında da asıl belirleyici, milletimizin ihtiyaç ve talepleri olmuştur. Her reform, daha özgürlükçü, daha katılımcı, daha çoğulcu demokrasiye ulaşma konusunda milletimizle aramızdaki duygu ve düşünce birliğinin eseriydi, İnsan Hakları Eylem Planı da böyledir.

Her zamanki gibi en büyük dayanağımız ve güven kaynağımız, yüzyıllardır farklılıklarını zenginliğe dönüştürerek bu toprakları vatan kılan milletimizin o derin iradesidir. 15 Temmuz darbe girişimi gibi tarihin gördüğü en alçak saldırılardan birini dahi hukuk devleti sınırları dışına taşmadan bastırabilmiş olan bu millet, Allah'ın izniyle, demokrasiden kalkınmaya her alanda daha nice zaferlere imza atacaktır. Hep söylediğim gibi, böyle necip bir milletin mensubu olmakla övünüyor, Rabb'ime binlerce kez hamdediyorum.

"9 amaç, 50 hedef ve 393 faaliyeti içeren bir belge olarak ortaya çıktı"

Milletimizin beklentileri doğrultusunda oluşturulan bu Eylem Planı'ndaki her bir faaliyetin arkasında geniş tabanlı bir istişare süreci vardır. Hazırlık çalışmalarını yürütenler, ilgili tüm bakanlıklarla, kurumlarla, ekonomi ve iş dünyasıyla, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle, velhasıl milletin her kesimiyle bir araya geldi. Bu sürecin sonunda İnsan Hakları Eylem Planı, 9 amaç, 50 hedef ve 393 faaliyeti içeren bir belge olarak ortaya çıktı.

Eylem Planı'nın iki yıllık bir zaman diliminde uygulanmak üzere hazırlandı. Eylem Planı'nda belirlenen her bir faaliyet için sorumlu ve ilgili kuruluşlar ile bu faaliyetler için öngörülen zaman dilimine yönelik takvim de iki hafta içerisinde kamuoyunun bilgisine sunulacaktır.

Bu ilkeler şunlardır;

1- İnsan, doğuştan sahip olduğu vazgeçilmez haklarıyla yaşar, devletin görevi de bu hakları korumak ve geliştirmektir.

2- İnsan onuru, bütün hakların özü olarak hukukun etkin koruması altındadır.

3- Dil, din, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, mezhep ve benzeri sebepler temelinde hiçbir ayrımcılık söz konusu olmaksızın, herkes hukuk önünde eşittir.

4- Kamu hizmetinin herkese eşit, tarafsız ve dürüst biçimde sunulması, bütün idari faaliyetlerin temel özelliğidir.

5- Mevzuat, tereddüt doğurmayacak şekilde açık, net, anlaşılır ve öngörülebilir kurallar içerir, kamu otoriteleri de bu kuralları hukuk güvenliği ilkesinden ödün vermeden hayata geçirir.

6- Sözleşme özgürlüğüne, hukuki güvenlik ilkesi ve kazanılmış hakların korunması prensibine aykırı olarak hiçbir şekilde müdahale edilemez.

7- Devlet, girişim ve çalışma hürriyetini, rekabete dayalı serbest piyasa kuralları ile sosyal devlet ilkesi çerçevesinde korur ve geliştirir.

8- Adli ve idari işleyiş, masumiyet karinesi, lekelenmeme özellikle bunun altını çiziyorum, lekelenmeme hakkı ve ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkelerini koruyan, gözeten ve güçlendiren bir yaklaşımı merkezine alır.

9- Hiç kimse, başkalarının kişilik haklarına saygı göstermek suretiyle yaptığı eleştirileri veya düşünce açıklamaları nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.

10- Hukuk devleti, hak ve özgürlükler ile adaletin teminatı olarak her alanda tahkim edilir.

11- Haklarının ihlal edildiğini iddia eden herkes, etkili kanun yollarına zahmetsiz şekilde erişebilir, adalete erişim, hak ve özgürlüklere saygının esasıdır.

Misafir Avatar
İsminiz
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner370

banner375

banner379

banner373

banner376

banner377

banner149

banner378