banner472
 

Siyaset ülkemizde hem çok kolay, hem de çok zordur.

Ülkemizde maalesef, muhalif olmak çok kolaydır. Her şeye çok sert bir şekilde, hatta sesinizi yükselterek karşı çıkarsanız, hiçbir proje üretmezseniz, üretilenlerin hep eksiğini arar, yanlış olduğunu iddia ederseniz, çok güzel muhalefet yapmış olursunuz.

Hele grup kararı da varsa, gruptakilerle beraber bir koro gibi aynı nakaratları tekrar edersiniz.

“Hayırda hayır var” felsefesi bazılarında değişmez ilkedir.

Bazıları kendilerine de muhaliftir. Mevsimlere bile muhalefet fıtratlarında vardır. “Yazın niye sıcak?”, “Kışın niye soğuk?” tenkid konusudur. Mesele muhalif olmaktır.

İktidar niye iktidar olduğunu, muhalefet niçin muhalif olduğunu bilmelidir.

Her muhalefet, iktidar adayıdır. İktidar olmak için seçime gidilir. Muhalefette kalmak için değil. Muhalefet mutlaka iktidara hazırlık yapmalıdır. İktidara hazırlık ise plan, proje ve çalışmalarla olur. Ama sadece bu yetmez, gönüle girerek de olur.

Bir arkadaşımın tabiriyle muhalefet; freni patlamış kamyon gibi, nereye toslayacağı belli olmayan şekilde olmamalıdır.

Muhalefet fikir ve projelerle olur. Ama Türkiye’de şahsa yöneliktir. Hedef tektir, şahıstır.

Rahmetli üstad Necip Fazıl KISAKÜREK’in dediği gibi “Bizdeki muhalefet, iktidarı düşürmek için vatanı düşürmeye razıdır”.

Maalesef Türkiye’deki muhalefetin özelliği şudur:

Normal şartlarda seçim kazanma, iktidara gelme şansı yoktur. Yıllardır bunu görüyoruz.

Çünkü, ne derseniz deyin, milletin hayrına bir iş yapma niyeti de yoktur, çabası da yoktur.

Bundan dolayı darbe, oy hırsızlığı, sayım hileleri, örgütlü provokasyon, dış güçlerle, terör örgütleriyle iş birliği gibi her türlü illegal husustan da medet umar.

Yüz yıllık cumhuriyet tarihi boyunca defalarca ortaya çıkan bu gerçeği artık kabul edelim.

Kazara kazandıkları seçimlerden sonra neler yaptıklarını gördük, yaşadık.

İktidar olmak ayrı, muktedir olmak ayrıdır. Bu ülke çok iktidarsız iktidarlar görmüştür. İpler hep başkasının elinde olmuştur.

İktidarın gücü kontrollü olmalıdır. Kontrolsüz güç enaniyet oluşturur. Hatta Allah(c.c.) korusun şirke düşürür. Hele hele galibiyet, muzaffer olma içgüdüsü, ben olmazsam hiçbir şey olmaz anlayışı, bir sonraki çalışmanın çöküşünün başlangıcıdır.

Kazanan kendisini imparator ilan eder.

Bilmez ki kazanç ve kayıp arası ince bir çizgidir.

Hiçbir esamesi, özgül ağırlığı olmayanlara makam verilirse, kendilerini bulunmaz Hint kumaşı kabul ederler.

O halde, iktidar, nefs muhasebesi yaparak hata ve yanlışlarını belirlemeli ve düzeltmeli.

Elindeki kudret, nimet ve fırsatların kıymetini bilmeli.

Milletin dertlerine, istek ve arzularına derman olacak politikalar üretmeye devam etmeli.

Yıllarca bu müzmin muhalefete mecbur kalan kesimleri de kazanacak, tüm gönüllere girecek çalışmalar gerçekleştirmelidir.

Kalın sağlıcakla…

Misafir Avatar
İsminiz
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner370

banner375

banner379

banner373

banner376

banner398

banner377

banner149

banner378