banner462
       Gelin hep beraber bir kıssaya kulak verelim belki küçücük bir hisse de payımıza düşer !
Sirklerde eğitilip yetiştirilen yavru fillerin tek ayağına, sağlam güçlü bir kazığa bağlanmış zincir takılır . Uzunca bir süre bu şekilde büyütülüp beslenen yavru fil , zaman geçip te gelişip çok kuvvetli bir fil haline geldiğinde ayağına incecik kolayca kopartılabilecek bir ip bağlanır . Ne var ki bizim yetişkin fil bu incecik ipi koparıp ta kurtulmayı düşünmez , düşünemez çünkü hâlâ tutsak olduğunu zannetmektedir .
İşte bir çok insan da maalesef filler gibi öğrenilmiş çaresizlik denilen duygunun pençesinde ömürlerini ziyan eder durur . Dışarıdaki engel kaldırıldığı halde içerideki engelin esiri  olur .
     ‘’ Yapamam başaramam kazanamam ‘’ lardan  ‘’ yapabilirim başarabilirim kazanabilirim , yeter ki gerçekten inanayım kendime ‘’ dersek engel falan tanımaz  yürek !..
      Şimdi nereden mi çıktı bu kıssa ! farkında olmadığımız öğrenilmiş ( öğretilmiş ) çaresizliklerimizin zararı kendi eksenimizden taşıp ülkemizi  hatta dünyamızı sarıp sarmalamaya başladı da ondan .
Kişi kendi değerini ve yapabileceklerini göz ardı ederek sürekli aynı çemberin içinde dolaşıp durursa köhne bir hayata imzasını atmakla kalmaz evreni de köhneleştirir .
Koskoca orman küçücük tohumlardan meydana gelir , okyanusun her zerresi bir damla sudur . Matematikteki bir sayısı yanındaki sıfırla değer kazanır .
Nefes alan her canlı aldığı nefesin hakkını vermekle yükümlü , yürüdüğü yolda da hiçbir zaman yalnız ve çaresiz değildir .
Hepimizin hikayeleri , umutları , düşleri farklıdır farklı olmasına da özeti aynıdır ; doğum – hayat – ölüm – hayat .
Bülbül dikenine rağmen gülü tercih eder yakınında durur vazgeçmez ondan tomurcukken başlar aşkı , büyüdükçe tomurcuk açıp gül haline geldikçe , dikenleri daha da can yakar oldukça bülbülün sevdası hiç değişmez . Canını yakan dikene inat uzaktan bakmaz sarılır güle .
Hataları yapa yapa büyür insanoğlu doğruya ulaşır , düşer kalkar , yaralanır lakin vazgeçmez yaşam telaşından .
Ayağına bağlanmış zincirlere aldırış etmeden mücadelesine cesaretle devam eder , bir gün o zinciri  kırıp özgürlüğüne kavuşacağına inancı tamdır . Aslında özgürdür , güçlüdür hiç tahmin etmediği kadar  ama özgürlüğünün ve gücünün  idrakinde değildir. Dün ayağında zincir bugün ip bağlı olan  bizim sirkteki fil misali .
Okyanus da bir zerre  evrende küçücük bir nokta ne çıkar mevcudiyetimizin ebadından  yapabileceğimiz o kadar çok şey var ki ah ! bir farkına varabilsek . İnsan sormadan geçemiyor kelimelerin arasından ; ‘’ Nedendir bunca yıl buğulanmış gözlüklerimizin ardından yaşama sadece seyirci kalışımız , nedendir bu güzelim iklimde tohumları hala fidana çeviremeyişimiz !..
                                       Sibel Çakcak
Misafir Avatar
İsminiz
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner370

banner375

banner379

banner373

banner376

banner398

banner346

banner149

banner378