Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız Sn. Tahir Büyükakın’ı ziyaret ederek, Evliya Çelebi’nin Kocaeli bölgesine verdiği önem ve hac yoluna Kocaeli Dilovası’ndan başladığına dair bilgi ve belgeleri sunduk. İlgi, alaka ve nazik misafirperverliği için Sn. Başkan’a teşekkür ederiz.
https://www.facebook.com/share/p/1GckZCMPZx/?mibextid=wwXIfr
Belgesel tadında kutsal topraklar ve Evliya Çelebi, gönül coğrafyamıza selam olsun.
https://www.youtube.com/watch?v=vPoFWPSlGxw
EVLİYA ÇELEBİ HAC YOLU OSMANGAZİ KÖPRÜSÜ CANLI YAYINDA
Kocaeli Dilovası’nın dünya markası Osmangazi Köprüsü’nden, Evliya Çelebi’nin izinde; Devri Alem TV ve Gebze Gazetesi olarak, oğlum Ahmet Emirhan ve torunum İsmail Arvas ile belgesel tadında canlı yayındayız.
https://www.facebook.com/share/v/1Adtk33Pj3/?mibextid=wwXIfr
https://www.facebook.com/share/v/16hXteNRDs/?mibextid=wwXIfr
EVLİYA ÇELEBİ’NİN 400 YIL ÖNCE VAKIF MEDENİYETİ VE GÜZELLİĞİNİ ANLATTIĞI DİLİSKELESİ’NİN BUGÜNKÜ HÂLİ
https://www.facebook.com/share/v/16mZLPqGF6/?mibextid=wwXIfr
Gazetemizin kurucusu ve Devri Alem TV program yapımcısı İsmail Kahraman’ın, 24 Temmuz 2022 tarihli makalesini sizlere sunuyoruz.
Gebze Gazetesi (www.gebzegazetesi.com) ve Gazete Gebze (www.gebzegazete.com)’de Belgeselcinin Not Defteri köşesinde yayınlanan makalemiz:
https://www.gazetegebze.com.tr/.../evliya-celebinin-400...
TGRT Belgesel TV, Buram Buram Anadolu belgesel çekim ekibi olarak; ünlü seyyahımızın 400 yıl önce güzelliklerini anlattığı, şifalı içme suyu kaynağının önemini yazdığı, yolcular için hayırseverler tarafından yapılan hanların bulunduğunu anlata anlata bitiremediği Kocaeli’nin Dilovası ilçesi, tarihi Diliskelesi’nin 400 yıl sonra perişan hâlinin belgesel çekimlerini yaparak tarihe not düşüp zamana noterlik yaptık.
GEBZE – DİLOVASI ARASINDA SANAYİLEŞME
Gebze ile Dilovası arasında sanayileşme tarihi ile ilgili yapılan bilimsel araştırma ve yazılan tez:
http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/44843.pdf
DİLOVASI’NIN 80 YILLIK CANLI ŞAHİTLERİ
Dilovası ile ilgili birçok hatıra yazıldı ve yazılmaya devam ediyor. Bölgenin sanayi tarihinin canlı şahidi Dr. Metin Eriş ile yaptığımız belgesel söyleşi:
http://www.gebzegazetesi.com/m/?id=43913
Muallim Köyü’nden Ahmet Pokat ile söyleşi:
http://www.gebzegazetesi.com/m/?id=44889
Evliya Çelebi’nin 400 yıl önce Dilovası ile ilgili yazdıklarını, www.gebzegazetesi.com’da Belgeselcinin Not Defteri köşesinde yayınlıyor; Evliya Çelebi’nin izinde, Kocaeli Darıca ilçesinden Dilovası ilçesine deniz yolculuğu ile belgesel tadında yolculuğa çıkıyoruz.
EVLİYA ÇELEBİ’NİN İZİNDE DARICA’DAN DİLOVASI’NA – DEVRİ ALEM
EVLİYA ÇELEBİ’NİN KALEMİNDEN KOCAELİ ŞİFA KAYNAĞI: DİLİSKELESİ İÇMELERİ
UNESCO tarafından 2011 yılı Evliya Çelebi Yılı ilan edilmişti. 400 yıldan fazla zaman önce, 30 ülke, 257 büyükşehir ve 147 dilin konuşulduğu coğrafyayı gezmek için milyonlarca kilometre yol kat eden Evliya Çelebi, ünlü seyahatnamesinde 1640’ların Dilovası hakkında önemli bilgilere yer veriyor. Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde sözünü ettiği İçmeler’in, Tuzla İçmeleri değil; Diliskelesi İçmeleri olduğu çok net bir şekilde şu ifadelerle açıklanıyor:
EVLİYA ÇELEBİ’NİN KALEMİNDEN – 400 YIL ÖNCE DİLOVASI
“Bu (Darıca) kalede demir aldık. Hava uygun olmadığından gemiciler kürek çekmeye başladılar. Böylece yirmi mil mesafedeki Diliskelesi’ne geldik ki, burada Konya, Halep, Şam, Mısır’a giden hacılar, tüccar ve ziyaretçiler at kayıklarına binip bir mil kadar karşı tarafta bulunan Hersek Dili’ne geçerler. Çünkü burası bir boğazdır. Doğu tarafı seksen mil uzunluğunda bir körfezdir ki nihayetinde İznikmid şehri vardır. Bu Gegboza Diliskelesi’nde iki han, iki ekmekçi dükkânı, bir bozahane, iki bakkal dükkânı ve bir de çeşme vardır ki, üzerindeki tarihten Sultan Murad’ın bostancıbaşısı Mustafa Ağa’nın 1048 (M. 1638) yılında yaptırdığı anlaşılmaktadır.
Her sene temmuzda kiraz mevsiminde İstanbul’dan ve diğer yerlerden binlerce insan akın eder, çadırlar kurarak sazlı sözlü yiyip içmeler olur ki kırk gün kırk gece devam eder. Dillerle tarif edilemeyen tüfek ve fişenk şenlikleri olur. Derde kapılıp fasit ahlat hastalığına tutulanlar burada üç gün üç gece içme suyundan içerler. Allah’ın emriyle kimi kusarak, kimi sarı yeşil safra, sevda ahlat çıkarır ki insan fena kokusundan ölüm derecesine gelir. Bazıları aşağısından safra, sevda, balgam, ahlat, kara balgam, gazbur, okrak, seyrence adlı çeşitli hastalıkları çıkararak sanki yeniden hayata kavuşurlar. Bazısından benzetilmek gibi olmasın, tesbih tanesi gibi kese kese şeyler çıkar ki kırk ellişer boğum bağırsak şeklindeki bıçkıları çalılara sererler. Tuhaf olan, bazı keseleri yardıkları vakit içinden binlerce siyah başlı kurtlar ve kelebek gibi haşereler çıkmasıdır. Bu su yalçın kayadan kaynayıp çıkar; berrak, latif bir su ise de tuzlucadır.”
EVLİYA ÇELEBİ’NİN KALEMİNDEN DİLBABA’NIN KERAMETİ
“Oradan yine gemiye binip denizin karşı tarafında üç mil uzakta Baş İskele’ye geldik. Oradan yine gemiye binip otuz mil uzaklıktaki konak yeri olan Diliskelesi’ne gittim. Karşı tarafındaki Gebize Dili ile Gegboza Dili Üsküdar tarafındadır. Bu ise Hersek tarafında hakikaten denize uzanmış bir dildir. Rivayete göre Orhan Gazi asrında dünyayı dolaşan bir seyyah derviş buradaki gemicilere gelip ‘Oğullar, beni karşı tarafa geçirin’ der. Onlar da geçirmeyip giderler. O dünya seyyahı derviş hemen eteğine toprak doldurup ‘Biz karşıya Allah’ın emriyle böyle geçeriz’ diyerek eteğinden toprağı denize döktükçe deniz kara olur. Bu şekilde geminin arkasından yürür gider. Bu durumu gören gemiciler ‘Aman sultanım, boğazı doldurup ekmeğimize mani olma. İstanbul’dan İznikmid’e gemiler gitmez olur. Lütfen burası gemilerimize lazımdır’ diye yalvarırlar. O da on ok atımı kadar denizde yürüyüp karşı tarafa geçince kerametini meydana vurduğu için derhal temiz ruhunu Cenab-ı Hakk’a teslim eder. Gegboza Diliskelesi yakınında Dilbaba Dede adı ile gömülüdür.”
BUGÜNÜN DİLOVASI VE GEBZE BÖLGESİ
Tarih boyunca İpek Yolu kollarının birleşme noktası olan Gebze, bugün sanayi ve ticaret hayatını canlı tutmaktadır. Karayolu ve otobanlar, hızlı tren ve Marmaray, sahil limanları, Osmangazi Köprüsü, feribotlar ve Sabiha Gökçen Havalimanı ile bölge ekonominin ana merkezlerinden biridir. Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen yatırımcıların Gebze bölgesindeki organize sanayi bölgelerinde kurduğu çok uluslu sanayi kuruluşları hızla gelişmektedir. Makineden kimyaya, otomobilden tekstile, dericilikten ağaç sanayisine, gıdadan plastiğe, bilgisayardan teknoloji sanayine kadar yüzlerce sanayi kuruluşu dünya piyasalarında rekabet edebilmektedir. Gebze, bilişim ve sanayide öncü, tarih ve turizmde marka kent olarak tanınmaktadır.
Bilişim ve sanayide öncü, tarih ve turizm kenti Gebze; eğitim düzeyi yüksek bölgelerden biridir. Gebze Teknik Üniversitesi, TÜBİTAK araştırma merkezleri, Bilişim Vadisi ve Türk Standartları Enstitüsü ile bölge, Türkiye’nin kalkınması ve geleceğine yön vermektedir.
Ünlü şairimiz Abdurrahman Karakoç’un
“BURAM BURAM ANADOLU KOKAN ANADOLU SEVGİSİ”
şiiri ile Gebze bölgesine veda ediyoruz:
Sen bizim dağları bilmezsin gülüm,
Hele boz dumanlar çekilsin de gör.
Her haftası bayram, her günü düğün,
Hele yaylalara çıkılsın da gör.
Bilmezsin ovalar nasıldır bizde;
Kağnılar yollarda, yoncalar dizde…
Saydıklarım damla değil denizde,
Hele bir ekinler ekilsin de gör.
Görmedin sen bizim mavi suları,
Karlar eriyince kırar yuları…
Köpük olur beyaz, sel olur sarı;
Hele taştan taşa dökülsün de gör.
Sen bizim köyleri görmedin ki hiç,
Yolları toz, çamur, evleri kerpiç.
O kirli kabukta, o en temiz iç;
Hele bir yakından bakılsın da gör.
Anlamaz, bilmezsin sen bizim halkı,
Sevgiyi bulasın, yakına gel ki…
Kalıplar gerçeği göstermez belki,
Gönül perdeleri sökülsün de gör.
ABDURRAHİM KARAKOÇ
















