banner382
 


08 Mart “Dünya Kadınlar Günü” tüm dünyada ve ülkemizde kadınlara eşitlik, özgürlük, huzurlu bir yaşam sürdürme özlemlerinin ve isteklerinin dile getirildiği bir gün olarak çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.

Hz.Adem ile Hz.Havva’dan bu yana kadınlarla erkekler arasında yaşanan hikayeler, olaylar sonu gelmeyen bitmemiş bir roman gibi bu güne kadar süregelmiştir…

Günümüzde kadın ve erkeğin eşitliği sadece kanunlar ve yasalar önünde geçerli! Ama yaşanan olaylara, gerçeklere bakıldığında tüm bu düzenleme ve söylemler maalesef lafta kalmakta!..

Birçok kadınımız eğitimsiz, donanımsız, kendi haklarını korumaktan, kendilerini anlatmaktan yoksun; bunun ezikliği ve çaresizliği içindeler! Bu nedenle toplum içinde ekonomik ve sosyal yönden de eşlerine bağımlı, ayakları üzerinde dik duramamanın mutsuzluğunu yaşıyorlar…

Dünyanın birçok yerinde ve ülkemizde yaşanan acılar, şiddet, vahşet ve cinayetler en çok kadını kıskacına alıyor. Erkeklerden ziyade kadına yükleniliyor. Kadına karşı gittikçe artan saldırının varlığı göz ardı edilecek gibi değil!..

Kadına şiddeti, sadece fiziki şiddetle sınırlamamak gerekir. Psikolojik şiddet, kötü muamele, ya da aşağılama en ağır olanlarından biri… Bu durumlara maruz kalan kadın yaşama sevincini yitiriyor, hayata küsüyor, kendine güvenini kaybediyor… Ama çoğu zaman bu durumlara katlanıyor; çocukları adına, gelecek korkusu adına…

Bu arada, zaman zaman şiddetin boyutları artıyor, tehdide varıyor. Koruma talep eden kadınlar, önlemlerin yetersizliği nedeniyle eski kocası veya sevdiği tarafından acımasızca öldürülmekten, sakat bırakılmaktan kurtulamıyor ne yazık ki! Çocuk gelinler ise hala günlük haberlerimizin başköşesinde yerini alıyor…

Ne kötü bir kaderdir bu! Zamanında adına şiirler, şarkılar, mektuplar yazılan kadınların katili, sevdikleri, gönül verdikleri erkekler oluyor… Ardından, haber bültenlerinde, gazetelerde üçüncü sayfa haberi olarak geçiştiriliyor, unutulup gidiyor bu olaylar…

Sorunun çözümü kadını eğitmekten, bilinçlendirmekten geçiyor… Kadının statüsünü yükseltmek, sağlığını, bilgisini güçlendirmek, sosyal ve ekonomik hayatın içinde erkeklerle omuz omuza var olmasını sağlamak tüm bu sorunların çözümü olacaktır…

Kadın ve erkek, hayatın olumlu ve olumsuz tüm yükünü paylaşarak geleceğe, güzelliklere el ele birlikte yürümelidir… Aslında kadın – erkek diye ayırımcılık yapmak da çok yanlış! Ama yaşanılan ve görülen kötü ve üzücü örnekler insanı farklı düşünmeye yöneltiyor. Erkek ve kadının birbirini bütünleyen birer birey olarak el ele vermeleriyle gelecek daha aydınlık olacaktır. Bu bilinçle yetiştirecekleri çocuklara da güzel bir örnek teşkil edeceklerdir böyle anne babalar…

Kadın kutsaldır, annedir, abladır, eştir, can yoldaşıdır yaşam içinde, ortak paylaşım sürecinde… Eşit haklara sahip olmalıdır ki bu da sosyal düzeni, huzuru ve mutluluğu getirsin aileye ve topluma…

Tüm kadınların “Dünya Kadınlar Günü”nü kutluyor, yaşam içinde kadınlarımızın bir renk, bir duygu, bir güzellik olduklarının unutulmaması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz…

BETÜL TUNCEL

betultuncel@hotmail.com

Misafir Avatar
İsminiz
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner341

banner370

banner375

banner379

banner373

banner339

banner376

banner374

banner377

banner149

banner378