banner350

Neden Cuma namazına gelmiyorsun diye sorduğumuzda   nasıl cevaplar alıyoruz? “Dükkanı   kapatamadım” diyor mesela. Cuma suresinin 9. Ayeti sana inmedi mi ey Müslüman? Halbuki Alllah bu ayette “Cuma için çağrıldığınızda alışverişi bırakıp namaza koşun” demiyor muydu? Tabi Kur’an’ı ölü kitabı yaparsan bu ayet sana değil ölüye inmiş olur. Ey kardeşim! Cuma namazında kapatmadığın dükkanında yarım saatte ne kadar kazanabilirsin? Ancak ne kaybettiğini bir bilsen? Kafanı taşlara vurursun. Müslümanın kâr anlayışı “para merkezli” olmamalı. Ya? Ucu cennete çıkıyor mu çıkmıyor mu ona bakmak lazım. Ucu cennete çıkan her davranışımız aslında kârımızdır.

“Nasip olursa kılarım” diyenleri de duyduk. Nasip denilen şey kendi gayretimizle elde edilendir. Kimseye durduk yerde nasip ulaşmaz. Namaz da öyle. Allah nasip ederse namaz kılarım demek, “ya Rabbi sen nasip etmediğin için namaz kılmadım” demektir ki bu da Allaha iftiradır. Tembelliğinin, hatasının faturasını Allah’a kesmektir. Nasip çalışmakla elde edilir. O yüzden Cuma suresi 9. Ayette “ezan okununca namaz koş” derken 10. Ayette “namazdan sonra yer yüzüne dağılın” diyor. Demek ki ezan okununca alışverişi bırakacaksın, namazdan sonra camiyi bırakacaksın.

Dünyevi meşgaleler kulluk vazifemizi yaparken bize mani olmamalı. Bu yolda malımız ayağımıza dolaşmamalı. Dolaşırsa başımıza bela olacaktır demektir(Enfal 8/28, Tegâbun 64/15)Namaz kılacaktım işten başımı kaldıramadım,  hacca gitmeye vakit, fırsat bulamadım… gibi içi boş savunmalar.

Bunları söylerken mala sahip olunmasın demiyoruz elbet. Dünyanın malına sahip olun   lakin mal sana sahip olmasın. Mal sana değil sen mala sahip ol. Malı sen idare et. Mal seni değil.

İbadetlerdeki tembelliklerde bir sebep de şu olabilir. Bazı din sunumundaki hatalar da buna sebep olmuş olabilir. Hususiyle “dinden geçinenler” tarafından sunulan din sunumlarında bunu bolca görüyoruz. Az şeyle çok kazanç. Az amelle kısa yoldan cennet vaatleri. Bu yolda uydurma haberleri de kullanıyorlar. Bu gece şu kadar namaz kılarsan cennet garanti.Az çalışanla çok çalışan aynı olabilir  mi? Sen patron olsan iş yerine haftada bir gelenle her gün zamanında gelip dürüstçe çalışana aynı maaşı mı verirsin? Herkese ancak çalıştığının karşılığı vardır.(Necm 53/39)

Dünya tarlasına ne ekersen ahirette hasat meydanında onu biçeceksin. Adam hiç ekmiyor, tarlayı nadasa bırakıyor ancak hayalinde de cennet var. Cennet hayalinin gerçekleşmesi için dünyada ekmelisin. Yoksa salt hayal ile cennet de sadece hayalde kalır. Bu arada bir kısım dinden geçinenler de cenneti parsellemişler sanki! “Cennete bizimki götürecek. En hak yol bizimki gerisi sapık. Cennete gitmek için bizim takımda olmalısın” falan diye akla zarar şeyler söylüyorlar.

Bir de “sen benim namaz kılmadığıma bakma benim kalbim temiz” demesin mi? Bu durumda Allah Rasulünün kalbi çok pis mi oluyor ki ayakları şişinceye kadar namaz kılıyordu! “Namaz kılmadığıma bakma ben cami yaptırdım, çeşme yaptırdım” falan diyenler de aynı kafada. Halbuki  hiçbir sâlih amel diğer amelin yerine sayılmaz. Hiçbir ibadet diğerinin yerine sayılmaz. “Yarabbi namazım yok ama yerine caminin avizesini almıştım onu versem olur mu?” diyemezsin. Zira mahşerde ilk kalem sorgu namazdandır. Bu saydığın iyilikler namaza sayılmayacak. Korkma bu iyiliklerin de yok olmamıştır. Defterin diğer sayfalarında mahkemenin ilerleyen safahatında zaten önüne çıkacaktır. Allah hiçbir güzel ameli zayi etmez(Tevbe 9/120, Hud 11/115,Kehf 18/30 )

Pişmanlık bu dünyada olmalı. Dini imanı, ölürken hatırlamanın bir faydası yok. Din dirilere hitab eder ve dini diriler yaşar. Kuran’ın tüm hitabı dirileredir. O yüzden bu Kur’an dirileri uyarmak için inmiştir(Yasin 36/70) Pişman olma yeri mezar değildir. Mezarda namaza başlayamazsın. Tabuta kendini koy. Farz edelim tabuttaki benim de. 01.02.2018

 

Misafir Avatar
İsminiz
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner341

banner339