banner392
GÜNDEM:
Belgesel Tadında Kırklareli'nde Devri Alem

20 Ekim 2018 Cumartesi 09:40

“İlim, İlim bilmektir” ilkesi ile Yurtiçi ve Yurtdışında Kültür ve medeniyet tarihimizi tanıtmaya devam ediyoruz. Kırklareli serhat şehrimiz…Bulgaristan’a sınır kapısının bulunduğu yer. Karadeniz’e kıyısı olan, İstanbul’un yanı başında, tarihi, kültür, turizm ve tarım ürünleri ile bir çok markaya sahip ilimiz.

  Kırklareli Valisi sayın Osman Bilgin bey ile Giresun Espiye Kaymakamlığı sırasında tanışmıştık, dostluğumuz hep devam etti. Osman bilgin bey son Valiler kararnamesi ile Kırklareli’ne atandı. Biz de değerli kültür adamı ve gönül insanı Ahmet Güler bey ile Vali Osman Bilgin beye hayırlı olsun ziyaretine gittik. Vali bey bizlerle yakından ilgilendi. Şehir hakkında bilgiler verdi ve Kırklareli’nin her bakımdan çok önemli bir il olduğunu, Karadeniz’e kıyısı olan yatırımcılar için, cazibe merkezi ve stressiz bir hayat yaşamak isteyen insanlar içinde önemli bir yaşam bölge olduğunun altını çizdi, şehri gezdik.

BELGESEL TADINDA KIRKLARELİ TURU

Vali Osman Bilgin Bey Devri Alem Belgesel TV programına çok önemli açıklamalar yaptı. Vali beyle www.devrialem.tv ve www.gebzegazetesi.com olarak yaptığımız söyleşi eşliğinde Kırklareli ilini tanıtan Kırklareli belgeselimiz Avrasya Gazeteciler Derneği www.agrt.net tarafından bir çok TV kanalına Kültür hizmeti ve sosyal sorumluluk projesi olarak gönderilip yayınlatılacak.

KIRKLARELİ’NİN TARİHİ VE GENEL BİLGİ

Kırklareli’nin bilinen ilk sakinleri tüm Trakya bölgesinde olduğu gibi Traklardır. MÖ 6. yüzyılda Yunanistan’a kadar uzanan büyük bir imparatorluk kuran İran soylu kavim Perslerin eline geçen bölge, MÖ 4. yüzyıldaBüyük İskender önderliğindeki Makedonlar, MÖ 2. yüzyılda ise Romalıların hakimiyetine girer. Roma İmparatorluğu’nun 4. yüzyılda ikiye bölünmesiyle Doğu Roma İmparatorluğu’nun payına düşen Kırklareli, bu dönemde birçok Bulgar ve Peçenek istilası görmüştür. Şehrin Bizans dönemindeki adı “kırk kilise” anlamında Saranta Ekklesies‘tir[2]. 13. yüzyılda kısa bir Haçlı işgalinin ardından 1368 senesinde, Balkanlarda yayılan Türklerin egemenliğine girmiştir. Osmanlılar şehrin adını “Kırk Kilise” şeklinde Türkçeleştirmişlerdir, bu Bizans dönemindeki adının birebir tercümesidir[3]. Bir görüşe göre Kırk Kilise ile kastedilen kırk adet kilise değil, “kırk azizler kilisesi” olsa gerektir (III. yüzyılın sonunda Sivas’ta din uğruna şehit olan kırk azizler efsanesi Anadolu Hristiyanlığının en popüler konularından biridir).

ZAFERLER TARİHİMİZ DE KIRKLARELİ

Osmanlı döneminde Edirne Vilayeti’ne bağlı bir sancak merkezi olan Kırklareli, 93 Harbi’nde (1878) Rus, Balkan Harbi’nde (1912) Bulgar ve de I. Dünya Savaşı’ndan sonra (1920-1922) Yunan işgali yaşamış, Türk Kurtuluş Savaşı’nın Türkler açısından zaferle sonuçlanmasıyla birlikte 10 Kasım 1922’de Türk topraklarına katılmıştır. 1924 yılında Kırkkilise milletvekili Dr. Fuad Bey (Umay) Meclis’teki müzakerelerden birinde, şehrin adının halk dilinde ve resmi olmayan kullanımlarda Kırklareli veya Kırklarili şeklinde geçtiğini belirterek şehrin adının “Kırklareli” olarak değiştirilmesine yönelik bir teklifte bulunmuştur; isim değişikliği teklifi 20 Aralık 1924’te TBMM’de kabul edilmiş ve ilgili kanun 14 Ocak 1925’te Resmî Gazate’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir[5]. “Kırkkilise” olan adında kilise sözcüğü geçtiği için değiştirilmiştir.

COĞRAFYA

Kuzeye doğru çıkıldıkça giderek sarplaşan ve Türkiye Trakyası’nın en yüksek noktasını teşkil eden 1031 m rakımlı Mahya Dağ’nin de bulunduğu Yıldız Dağları’na varılan ilin genelinde kara iklimi hüküm sürer. İlin en önemli akarsuyu Ergene, Kırklareli’nin güneyinde tarıma elverişli, dolayısıyla birçok yerleşim biriminin bulunduğu bir plato yapmıştır. Kırklareli’nin ilçeleri: Merkez ilçe ile beraber 8 ilçe, 18 belde, 173 köy ve 9 bucak vardır. Bunlar Babaeski, Demirköy, Kırklareli, Kofçaz, Lüleburgaz, Pehlivanköy, Pınarhisar ilçeleridir.

EKONOMİ

İlin güneyinde tekstil ve gıda alanında yaklaşık 20.000 işçiyi istihdam eden sanayi üretim ağır basarken, kuzeyinde başat olarak buğday ve ayçiçeği ekimiyle tarım başlıca geçim kaynağı olma özelliğini sürdürmektedir. Türkiye’nin en büyük cam fabrikalarından Trakya Cam Sanayi ve Kırklareli Cam ile, Türkiye’deki ilk şeker fabrikası olan halen faal durumdaki, geçtiğimiz aylarda özelleşen Alpullu şeker fabrikası.

Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsminiz
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner341

banner370

banner375

banner379

banner373

banner339

banner376

banner398

banner346

banner149

banner378

Çiler Mevlid Kandili dolayısıyla açıklamada...
Gebze Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nail Çiler 19 Kasım Mevlid Kandili dolayısıyla açıklamada...

Haberi Oku