banner366
KÜLTÜR VE SANAT:
Belgesel tadında Bolu Yedi Göllerde Devri Alem

04 Ağustos 2018 Cumartesi 10:18

banner346
 Bolu; tarih, kültür, tabiat, kış ve termal turizmin başkenti. İstanbul ve Ankara gibi iki büyük şehrin ortasında olmasına rağmen, hak ettiği yerde değil.

 Bolu hep ilgimi çekti. Bolu’yu ilk kez 1976 yılında Eğitim için İstanbul’a gelirken Giresun’dan bindiğim yolcu otobüsünden görmüş, muhteşem manzarasına hayran kalmıştım. Daha sonra bir çok kez Bolu’ya geldim. 1999 yılında Şehzadeler şehri Bolu Belgeseli çektim. Dönemin Bolu Valisi tarafından düzenlenen dört günlük Bolu Foto Safari turuna davet edildim, daha sonra Bolu’ya bir çok kez gelip çeşitli kültür etkinliklerine katıldım. Ancak bir türlü Yedi Göllere gidemedim..

BOLU YEDİ GÖLLER

Bolu Yedi göllere gitmek yeni nasip oldu. Doğa Koruma Milli Parklar Ankara 9. Bölge Müdürlüğü’nün misafiri olarak Yedi Göller’in muhteşem manzarasını belgeselleştirmeye çalışıyorum. Yemyeşil ormanlarla kaplı dağların arasında Zümrüt taşı, gerdanlık gibi insana göz ve gönül ziyafeti sunan yedi gölün manzarası ve mis gibi dağ havasını anlatmak mümkün değil ancak yaşamak gerekir.

  Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü bölgeyi koruyup, yaptığı yatırımlarla ziyaretçilere hizmet veriyor. Yerli ve yabancı turistler bölgeye akın ediyor. Kamp alanlarındaki Çadırlarda her kesimden insanımız, Yedi Göller Milli Parkının manzarasını doya doya yaşıyor.

Arap turistler Yedi Göller Milli Parkı’na yoğun ilgi gösteriyor eşi ve çocukları ile birlikte Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’dan gelen bir Arap turist kameralarımıza Yedi Göllerle ilgili Çok güzel şeyler söyledi ve Dünyadaki Cennetin tanımını yapıp, herkesi Yedi Göllere davet etti.

Daha çok sonbahar fotoğraf ve belgesel görüntüleri olan Yedi Göllerin bizde Yaz görüntülerini kayıt altına aldık. Yedi Göllerle ilgili sosyal sorumluluk projesi olarak hazırlayacağımız Devri Alem Belgesel TV programını yayınlanmak üzere televizyonlara göndereceğimizi açıklarken, Yedi gölleri koruyup gelecek kuşaklara bırakmak İçin büyük çaba sarf eden doğa koruma ve milli parklar genel müdürlüğü camiasına teşekkür ediyor. Bolu İl Kültür Müdürlüğü’nün Yedi Göllerle ilgili hazırladığı bilgi notunu sizlerle paylaşıyorum.

YEDİGÖLLER MİLLİ PARKI

Batı Karadeniz Bölgesi’nde Bolu’nun 42 km. kuzeyinde Zonguldak’ın güneyinde yer alan Milli Parka Ankara–İstanbul karayolunun 152. km’sindeki Yeniçağa ve 190. km’sindeki Bolu’dan kuzeye ayrılan yollarla ulaşılır. Kışın Bolu–Yedigöller güzergâhı (karla) kapalı olduğundan ulaşım, Yeniçağa–Mengen–Yazıcık veya Devrek- Yazıcık üzerinden yapılır.

 1642 hektar büyüklüğündeki Yedigöller Havzası, 1965 yılında milli park olarak korumaya alınmıştır. Havza kayan kütlelerin vadilerin önlerini kapatması sonucu oluşan, yüzeysel ve yeraltı akışlarıyla birbirine bağlı, kuzeyden güneye 1500 m. mesafede sıralanmış 7 gölden oluşmuştur. Milli park içindeki “Köyyeri” mevkiinde yeni Bizans dönemine ait bulunan kalıntılardan, eski dönemlerde bölgenin bir yerleşim yeri olduğu anlaşılmaktadır.

Milli Park bünyesinde Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl olarak 7 göl vardır. Bu göller aralarında 100 m. yükselti farkı bulunan iki plato üzerindedir. Ortalama 780 m. yükseklikte olan platodaki göllerin en büyüğü Büyükgöl’dür. En derin yeri ise 15 m’dir. Büyükgöl’ün güneydoğusundaki Deringöl, 20 m. uzunluğundaki akan bölümü ile Büyükgöl’e bağlıdır.

  Büyükgöl, Yedigöller’de canlı alabalık yetiştirilmesi için damızlık amaçlı kullanılmaktadır. Ülkemizde ilk alabalık üretme istasyonu 1969 yılında burada kurulmuştur. Büyükgöl’ün kuzeyinde ise Seringöl bulunmaktadır.

  Diğer platodan 100 m. yükseklikteki platonun en geniş gölü Nazlıgöl’dür. Dibinden sızdırdığı bol miktardaki su, gölün kuzeydoğusunda yüzeye çıkarak bir şelalenin oluşmasına sebep olduğundan “Şelale Gölü” adı da verilir. Aynı platoda Sazlıgöl, İncegöl ve Küçükgöl bulunur. Kuzeyden güneye doğru alçalma gösteren bölgede, en yüksek yer 1488 m. ile Eğrikiriş Tepesi, en alçak yer ise 465 m. ile Kirazçatı’dır.

  Yedigöller Milli Parkı bilimsel inceleme ve araştırmalar için de kuvvetli bir altyapıya sahiptir. Çok sayıda bitki türünü içeren milli park, yurdumuzun en güzel, karışık doğal ormanlarına sahiptir. Başlıca ağaç türleri olan kayın, gürgen, meşe, kızılağaç, akçaağaç, karaağaç, titrek kavak, sarı ve kara çam, köknar, fındık, ıhlamur ve dişbudak ağaçları yüksek boylu ve düzgün gövdelidir. Porsuk gibi nesli azalmakta olan bitki türleri de mevcuttur.

 

Milli Park sahasında 100’ün üzerinde kuş türü tespit edilmiştir. Bu özellikleriyle Yedigöller Milli Parkı tam bir doğa cenneti durumundadır. Her yıl mayıs-eylül dönemlerinde Büyükgöl ve Deringöl’de ücret karşılığı sportif olta balıkçılığı yapılabilmektedir. Göllerde göl alası ve gökkuşağı alabalığı vardır. Sessiz ve sakin bünyesi, güzel manzaraları, değişik arazi şekilleri, yürüyüş yolları, şelaleleri, çeşitli cinste bitki ve ağaçlarla süslü yamaçlarıyla piknik, dinlenme, fotoğraf çekme, spor yapma ve kamp kurma gibi rekreatif faaliyetler yapıl Ayrıca, 1 hektarlık alanda çadırla veya karavanla konaklama da yapılabilir. Parkın ziyarete en uygun zamanı nisan-kasım ayları arasıdır.

 

          

 

 

Anahtar Kelimeler
MakaleIsmail Kahraman
Misafir Avatar
İsminiz
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner341

banner370

banner375

banner379

banner373

banner339

banner376

banner374

banner377

banner149

banner378

Depremin canlı şahitleri ve bilimsel yönden...
GTO'da bugün 14:00'te 17 Ağustos Marmara Depremi'nin yıldönümü dolayısı ile Deprem Gerçeği paneli yapılacak.Panelde...

Haberi Oku