Türk dünyasının farklı coğrafyalarından akademisyenleri, yönetmenleri, belgeselcileri ve yazarları bir araya getiren buluşmada, ortak kültür mirasının sinema diliyle gelecek kuşaklara aktarılması hedeflenirken, kapsamlı bir “Korkut Ata Belgeseli” için de ilk çekimler başlatıldı.
Türk dünyasının ortak tarihini, dilini, edebiyatını ve medeniyet değerlerini görsel sanatlar aracılığıyla gelecek nesillere aktarmak amacıyla düzenlenen Korkut Ata Sinema Sempozyumu, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde yapıldı. 6. Türk Dünyası Korkut Ata Belgesel Film Festivali etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen sempozyumda, sinemanın kültür aktarımındaki rolü, ortak tarih bilincinin beyaz perdeye taşınması ve Türk dünyası sinemacıları arasında kurulacak kurumsal iş birlikleri masaya yatırıldı.
Menderes Demir: “Ortak Projeler Kalıcı Hale Getirilmeli”
Sempozyumda konuşan Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu Başkanı Menderes Demir, federasyonun yürüttüğü çalışmalar ve Korkut Ata Belgesel Film Festivali’nin taşıdığı misyon hakkında değerlendirmelerde bulundu. Türk dünyasının farklı bölgelerinde yaşayan toplulukların birbirlerini tanımasında gazeteciliğin, sinemanın ve belgeselciliğin hayati bir görev üstlendiğini belirten Demir, bu çalışmaların dönemsel etkinliklerle sınırlı kalmaması ve kalıcı ortak yapımlara dönüştürülmesi gerektiğinin altını çizdi. Demir, federasyon olarak temel hedeflerinin farklı ülkelerdeki gazetecileri, akademisyenleri ve sinemacıları ortak projelerde buluşturmak olduğunu ifade etti.



Akademik Dünyadan Kültürel Hafıza Vurgusu
Oturumlarda sinemanın yalnızca bir sanat ve eğlence aracı olmadığı, aynı zamanda toplumların hafızasını yaşatan güçlü bir iletişim aracı olduğu vurgulandı. Sempozyuma katılan İletişim Fakültesi eski dekanlarından ve Yeditepe Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Suat Sezgin ile çok sayıda akademisyen, yazar ve sivil toplum temsilcisi, belgesel sinemanın toplumsal hafızayı korumadaki önemine dikkat çekti. Yapılan akademik değerlendirmelerde, yüzlerce sayfalık tarih kitaplarında anlatılan dönemlerin belgeseller, görüntüler ve tanıklıklar aracılığıyla kitlelere çok daha etkili ulaştırılabildiği belirtilerek, genç sinemacıların bu alana kazandırılması gerektiği kaydedildi.
Dijital Çağda Gençlere Rol Model Olarak Dede Korkut
Sempozyumun ana gündem maddelerinden birini de 2018 yılında Türkiye, Azerbaycan ve Kazakistan’ın ortak başvurusuyla UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Temsili Listesi’ne kaydedilen Dede Korkut (Korkut Ata) mirasının genç kuşaklara anlatılması oluşturdu.
Katılımcılar, sanal medya ve yapay zekâ teknolojilerinin yoğun olarak kullanıldığı günümüzde gençleri kültürel erozyondan korumanın önemine değindi. Oğuz Türklerinin toplumsal yapısını yansıtan Dede Korkut anlatılarındaki aileye bağlılık, anne-babaya saygı, ahde vefa, adalet, cesaret ve merhamet gibi evrensel değerlerin bugünün gençliğine aktarılması gerektiği vurgulandı. Gençlerin küresel gelişmeleri takip ederken Dede Korkut, Bilge Kağan, Ahmet Yesevi, Yunus Emre ve Hacı Bektaş Veli gibi kendi medeniyet değerlerini de tanımasının kültürel özgüven açısından şart olduğu ifade edildi.
Gazeteci ve Belgeselci İsmail Kahraman’dan “Korkut Ata Belgeseli”
Sempozyum sürecini Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu adına yakından takip eden, İlim Kültür Tarih Araştırmaları Merkezi (İKTAV) ve Devr-i Âlem Belgesel Programı Yönetmeni Gazeteci-Belgeselci İsmail Kahraman, organizasyon kapsamında yeni bir belgesel çalışmasının startını verdi.
Yarım asrı aşan meslek hayatında 80’e yakın ülkede kültür ve medeniyet izlerini kayıt altına alan Kahraman, İstanbul Üniversitesi’ndeki sempozyumda akademisyenler, yönetmenler ve kültür insanlarıyla yaptığı mülakatlarla yeni projenin ilk çekimlerini gerçekleştirdi.
Hazırlanacak kapsamlı belgeselde Korkut Ata’nın hayatı, bilgeliği, Oğuz Türklerinin kültürü ve gençlere yönelik mesajlarının tarihçiler, edebiyatçılar ve halk kültürü araştırmacılarının katkılarıyla ele alınacağını belirten Kahraman, çalışmalarına ilişkin şunları kaydetti:
“Dede Korkut’u yalnızca geçmişin bir hatırası olarak görmemeli, onun bilgeliğini bugünün diliyle, belgesellerle ve dijital arşivlerle gençlerimizin hayatına taşımalıyız. Bir milletin geleceği, geçmişini ne kadar iyi tanıdığıyla yakından ilgilidir. Tarihe not düşmek ve zamana noterlik yapmak amacıyla, Türk dünyasının ortak bilgesi Korkut Ata’nın izinde yeni bir belgesel yolculuğuna çıkıyoruz.”













