Evliya Çelebi’nin 17. yüzyılda gerçekleştirdiği Gebze yolculuğundan ve Seyahatnâme’de yer alan bilgilerden de hareketle hazırlanan gezi programında, bölgenin tarih boyunca sahip olduğu stratejik ve kültürel önem ele alındı.
Gezi boyunca Araştırmacı Gazeteci İsmail Kahraman ile Gebze Belediyesi Kütüphane Müdürü Mehmet Cengiz katılımcılara rehberlik ederek ziyaret edilen tarihi mekânlar hakkında bilgi verdi.
TARİHİ SU DOLABI İLE BAŞLADI
Günün ilk durağı Gebze’nin tarihi merkezinde bulunan Su Dolabı oldu.
Osmanlı şehir kültüründe su yapıları, yalnızca insanların su ihtiyacını karşılayan sistemler olarak değil, aynı zamanda vakıf ve hayır anlayışının önemli unsurları olarak değerlendiriliyordu. Gebze’de bulunan tarihi Su Dolabı da geçmişte şehrin su ihtiyacının
karşılanmasında kullanılan sistemin önemli parçalarından biri olarak biliniyor.
Evliya Çelebi’nin Gebze’ye ilişkin anlatımlarında da şehrin su kaynakları ve su sistemleri hakkında bilgiler bulunması, Gebze’nin geçmişteki şehir hayatında suyun ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.
ÇOBAN MUSTAFA PAŞA KÜLLİYESİ VE TÜRBESİ ZİYARET EDİLDİ
Su Dolabı’nın ardından Çoban Mustafa Paşa Külliyesi ve Türbesi ziyaret edildi.
Gebze’nin en önemli tarihi eserleri arasında bulunan Çoban Mustafa Paşa Külliyesi, Osmanlı döneminin vakıf ve şehircilik anlayışının önemli örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Cami, medrese, imaret, hamam ve diğer bölümleriyle geniş bir külliye yapısına sahip olan eser, geçmişte ibadet başta olmak üzere eğitim, sosyal yardım, konaklama ve günlük şehir yaşamının farklı ihtiyaçlarına hizmet veren önemli bir merkez konumundaydı.
Külliye ziyaretinde eserin mimari özellikleri ve Gebze tarihindeki yeri hakkında bilgi verilirken, Çoban Mustafa Paşa Türbesi de ziyaret edildi.
MALKOÇOĞLU MEHMET BEY TÜRBESİ
Gezi programının bir sonraki durağında Malkoçoğlu Mehmet Bey Türbesi ziyaret edildi.
Gebze’nin tarihi geçmişinde önemli bir yere sahip olan türbede, Malkoçoğlu Mehmet Bey ve dönemin tarihî olayları hakkında katılımcılara bilgi aktarıldı. Gezide ziyaret edilen türbelerin, yalnızca dini ve mimari yapılar olarak değil, aynı zamanda Gebze’nin geçmişten günümüze taşıdığı tarihi hafızanın önemli parçaları olduğu ifade edildi.
ESKİ ÇARŞI’DA TARİHİ YAPILAR İNCELENDİ
Gezi daha sonra Gebze Eski Çarşı ile devam etti.
Eski Çarşı’da bulunan Çarşı Çeşmesi, Çarşı Hamamı ve tarihi su sarnıcı ziyaret edildi.
Osmanlı döneminde şehir yaşamının önemli merkezlerinden biri olan çarşıların, ticari faaliyetlerin yanı sıra sosyal yaşamın da merkezinde bulunduğu belirtilirken, çeşme ve hamam gibi yapıların şehir hayatındaki yeri ele alındı.
Tarihi çarşı içerisinde gerçekleştirilen gezi sırasında Gebze’nin günümüzdeki yoğun ticari hayatı ile geçmişteki şehir dokusu arasındaki değişim de değerlendirildi.
SULTAN ORHAN CAMİİ VE MENZİLHANE HAMAMI
Eski Çarşı’nın ardından Sultan Orhan Camii ziyaret edildi. Gebze’nin Osmanlı dönemindeki gelişiminde önemli bir yere sahip olan Sultan Orhan Camii üzerinden, Orhan Gazi döneminde Kocaeli Yarımadası’nda yaşanan tarihi gelişmeler ve Gebze’nin Osmanlı şehirleşme sürecindeki yeri hakkında bilgi verildi.
Daha sonra Menzilhane Hamamı ziyaret edildi.
Gebze’nin İstanbul ile Anadolu arasındaki tarihi ulaşım güzergâhı üzerinde bulunması, kentin geçmişte önemli bir menzil ve konaklama noktası olmasını sağladı. Menzilhanelerin Osmanlı dönemindeki ulaşım ve haberleşme sistemindeki yeri anlatılırken, Gebze’nin tarih boyunca önemli geçiş noktalarından biri olduğu vurgulandı.
KADIN FEYZULLAH EFENDİ TÜRBESİ ZİYARET EDİLDİ
Program kapsamında Kadın Feyzullah Efendi Türbesi de ziyaret edildi.
Türbe ziyareti sırasında Gebze’nin tarihî şahsiyetleri ve geçmişten günümüze ulaşan kültürel mirasın korunmasının önemi üzerinde duruldu.
Gezinin bu bölümünde de Gebze’nin tarihinin yalnızca yapılar üzerinden değil, bu yapılarla bağlantılı şahsiyetler ve toplum hafızası üzerinden de değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
HÜNKÂR ÇAYIRI’NDA FATİH SULTAN MEHMED’İN İZLERİ
Gebze tarihinin en önemli noktalarından biri olan Hünkâr Çayırı da gezinin durakları arasında yer aldı.
Fatih Sultan Mehmed’in 1481 yılında son seferi sırasında hayatını kaybettiği Hünkâr Çayırı’nda, Fatih Sultan Mehmed’in hayatı, son seferi ve Gebze ile olan tarihi bağı hakkında bilgi verildi.
Hünkâr Çayırı’nın Gebze’nin tarihi hafızası açısından önemli bir yere sahip olduğu belirtilirken, alanın geçmişten günümüze taşıdığı tarihi anlam üzerinde duruldu.
DARICA KALESİ ZİYARET EDİLDİ
Hünkâr Çayırı’nın ardından gezi güzergâhı Darıca Kalesi ile devam etti.
Kocaeli Yarımadası’nın tarihi geçmişinde önemli bir yere sahip olan Darıca ve çevresinin Bizans döneminden Osmanlı dönemine uzanan tarihî süreci hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Darıca Kalesi’nin ardından gezi ekibi Eskihisar’a geçti.
OSMAN HAMDI BEY’İN EVİ VE MÜZESİ
Eskihisar’da ilk olarak Osman Hamdi Bey Evi ve Müzesi ziyaret edildi.
Türk resim sanatının ve müzecilik tarihinin önemli isimlerinden Osman Hamdi Bey’in Eskihisar’daki evi ve atölyesi, Gebze’nin kültürel mirası açısından önemli bir değer taşıyor. Müze ziyaretinde Osman Hamdi Bey’in hayatı, sanat çalışmaları ve Eskihisar ile olan bağı hakkında bilgi verildi. Ardından Osman Hamdi Bey’in mezarı ziyaret edilerek anısına saygı duruşunda bulunuldu.
ESKİHİSAR KALESİ’NDE TARİHİ İNCELEME
Osman Hamdi Bey Müzesi ve mezar ziyaretinin ardından Eskihisar Kalesi ziyaret edildi.
İzmit Körfezi’nin güneyindeki tarihi geçiş güzergâhında bulunan Eskihisar Kalesi’nin bölgenin geçmişindeki stratejik önemi ele alındı.
Eskihisar ve çevresinin 1329 yılında gerçekleşen Palekanon Muharebesi ile olan bağlantısı hakkında da katılımcılara bilgi verildi.
Bölgenin Bizans ve Osmanlı dönemleri açısından taşıdığı tarihî önem değerlendirilirken, Eskihisar’ın tarih boyunca ulaşım ve savunma açısından önemli bir noktada bulunduğu ifade edildi.
YAHYA KAPTAN TÜRBESİ’NE ZİYARET
Eskihisar ziyaretinin ardından gezi ekibi Dilovası’nda bulunan Yahya Kaptan Türbesi’ne geçti.
Millî Mücadele döneminin önemli isimlerinden Yahya Kaptan’ın anısının yaşatıldığı türbede, Yahya Kaptan’ın hayatı ve Millî Mücadele dönemindeki rolü hakkında bilgi verildi. Böylece gezi güzergâhına Osmanlı ve Bizans dönemlerinin yanı sıra yakın tarihe ait önemli bir durak da dahil edildi.
GÜNÜN SON DURAĞI HEREKE KALESİ
Günün son ziyaret noktası ise Hereke Kalesi oldu.
Gebze’den başlayan tarih ve kültür yolculuğu Darıca, Eskihisar ve Dilovası güzergâhının ardından Hereke’de sona erdi.
Hereke Kalesi ziyaretinde bölgenin tarihî geçmişi ve kale yapısının bulunduğu coğrafyanın geçmişteki önemi hakkında değerlendirmeler yapıldı.
RIFAT YAKUPOĞLU: “GEBZE’NİN TARİHİ TANITILMALI”
Gezi programının gerçekleştirilmesine öncülük eden Koşukavak Turizm sahibi Rıfat Yakupoğlu, programın sonunda yaptığı değerlendirmede, Gebze’nin sahip olduğu tarihî ve kültürel değerlerin daha fazla tanıtılması gerektiğini ifade etti.
Yakupoğlu, Gebze’nin Türkiye’nin önemli sanayi merkezlerinden biri olmasının yanında, geçmişten günümüze ulaşan çok sayıda tarihi esere ve kültürel mirasa da ev sahipliği yaptığını belirterek, bu değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti.
Koşukavak Turizm olarak tarih ve kültür turizmine yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade eden Yakupoğlu, Gebze ve çevresindeki tarihi değerleri daha geniş kitlelere tanıtacak organizasyonlara devam etmek istediklerini belirtti.
Yakupoğlu ayrıca, gezi boyunca katılımcılara rehberlik eden Araştırmacı Gazeteci İsmail Kahraman ile Gebze Belediyesi Kütüphane Müdürü Mehmet Cengiz’e katkıları ve aktardıkları bilgiler nedeniyle teşekkür etti.
GEBZE’NİN TARİHİ ZENGİNLİĞİ
Koşukavak Turizm öncülüğünde gerçekleştirilen gezi, Gebze’nin tarihî ve kültürel açıdan sahip olduğu zenginliği bir kez daha ortaya koydu. Su Dolabı’ndan Çoban Mustafa Paşa Külliyesi’ne, Malkoçoğlu Mehmet Bey Türbesi’nden Eski Çarşı’daki tarihî yapılara, Sultan Orhan Camii’nden Hünkâr Çayırı’na, Darıca Kalesi’nden Osman Hamdi Bey Müzesi ve Eskihisar Kalesi’ne, Yahya Kaptan Türbesi’nden Hereke Kalesi’ne kadar uzanan güzergâhta çok sayıda tarihî değer yerinde incelendi.
Evliya Çelebi’nin yüzyıllar önce seyahat ederek kayıt altına aldığı şehirlerden biri olan Gebze’nin, bugün de tarih, kültür ve turizm açısından önemli bir potansiyel taşıdığı görüldü.
Gerçekleştirilen geziyle birlikte Gebze’nin yalnızca sanayi kimliğiyle değil, tarihî ve kültürel mirasıyla da tanıtılması gerektiği bir kez daha gündeme geldi.
Koşukavak Turizm sahibi Rıfat Yakupoğlu’nun öncülüğünde gerçekleştirilen program, Gebze’nin tarihine sahip çıkılması ve bu mirasın gelecek kuşaklara aktarılması adına anlamlı bir çalışma olarak değerlendirildi.











