Balıkesir yollarında bu kez yalnızca bir şehrin tarihini değil, o tarihin hafızasını aradık.
Araştırmacı gazeteci ve belgeselci olarak yıllardır Anadolu’nun farklı şehirlerinde geçmişin izlerini sürüyoruz. Bu kez yolumuz Balıkesir’e düştü. Amacımız; Millî Mücadele’nin, Kuvayı Milliye’nin, Çanakkale’nin ve Balıkesir’in yakın tarihinin izlerini belgeler, fotoğraflar ve yaşayan tanıkların anlatımlarıyla kayıt altına almaktı.
Bu yolculukta bize önemli bir isim eşlik etti: Kepsut Eyüpbükü Köyü Yardımlaşma, Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı, Gebze’den değerli dostum Aziz Basut.

Aziz Basut, belgesel çalışmalarımız boyunca adeta bir seferberlik ilan etti. Balıkesir’in tarihî ve kültürel mekânlarını birlikte gezdik, fotoğraf ve görüntüler kaydettik, geçmişin izlerini sürdük.
Kendisine buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.
Bir şehrin hafızası nasıl korunur?
Balıkesir’de araştırmalarımızı sürdürürken yolumuz, şehrin yaşayan hafızalarından biri olan Aydın Ayhan’a çıktı.
Aydın Ayhan yalnızca bir yazar veya araştırmacı değil.
O, bir şehrin geçmişini yıllarca sabırla araştıran, belgeleyen, fotoğraflayan, yaşlılardan dinleyen ve gelecek nesillere aktaran bir kültür insanı.
1947 yılında Ayvalık’ta dünyaya gelen Aydın Ayhan’ın çocukluğu Balıkesir’in farklı ilçelerinde geçti. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Almanca Bölümü’nden mezun oldu ve uzun yıllar Almanca öğretmenliği yaptı.
Diyarbakır ve Giresun gibi farklı şehirlerde görev yaptıktan sonra Balıkesir’e döndü.
Yaklaşık 40 yıllık memuriyet hayatının ardından 2008 yılında emekli oldu.

Ancak onun için emeklilik, çalışma hayatının sonu değil; Balıkesir tarihine adanmış yeni bir dönemin başlangıcı oldu.
1970’lerde başlayan büyük tarih yolculuğu
Aydın Ayhan’ın Balıkesir tarihine olan ilgisi 1970’li yıllarda başladı.
Çanakkale Savaşları üzerine araştırmaları ise 1980’li yıllarda yoğunlaştı.
Fakat onun araştırmacılığı sadece kütüphanelerde kitap okumaktan ibaret değildi.
Yaşlı insanlarla konuştu.
Gazilerin hatıralarını dinledi.
Eski gazetelerin peşine düştü.
Fotoğrafları araştırdı.
Ailelerin sandıklarında saklanan belgeleri ortaya çıkardı.
Eski mektupları, askerî malzemeleri ve unutulmaya yüz tutmuş tarihî objeleri topladı.
Hatta tarihî belge bulabilmek için bit pazarlarını dahi dolaştı.
Bu nedenle Aydın Ayhan’ın çalışmalarında yalnızca yazılı tarih değil, sözlü tarih de önemli bir yer tutuyor.
Çocukluğunda Balıkesir’de yaşlılardan dinlediği savaş ve seferberlik hatıraları, ilerleyen yıllarda yaptığı araştırmaların temel kaynaklarından biri oldu.
Onun araştırmacılığını anlatan çok önemli bir yaklaşımı var:
“Belge olmadan tek kelime yazmamaya çalışırım.”
Bu söz, aslında onun tarih anlayışının da özeti.
Balıkesir’in tarihini kitaplara taşıdı
Aydın Ayhan’ın çalışmalarının merkezinde Balıkesir ve özellikle Millî Mücadele tarihi bulunuyor.
Balıkesir’in işgal yılları, Kuvayı Milliye hareketi, Çanakkale Savaşları, Balıkesirli gaziler, yerel kahramanlar ve savaş yıllarında halkın yaşadıkları onun araştırmalarında geniş yer buluyor.
“Millî Mücadele’de Balıkesir Cepheleri”, “Kendi Yurdunda Esir Olmak: İşgal Yıllarında Balıkesir”, “Balıkesir’de Kurtuluş Hareketleri ve Millî Kahraman Çingene Ali Efe” ve “Balıkesirli Gazilerden Hatıralar” gibi eserleri, bu büyük araştırma emeğinin önemli örnekleri arasında.
Aydın Ayhan’ın yıllar içerisinde gerçekleştirdiği araştırmaların önemli bir bölümü, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından yayımlanan “Millî Mücadele’de Balıkesir” yayınlarıyla da okuyucularla buluştu.
Bireysel bir araştırmacının yıllarca oluşturduğu bilgi ve belge birikiminin kurumsal bir yayın çalışmasına dönüşmesi gerçekten önemli.
Bir kitaplıktan çok daha fazlası
Bizi en çok etkileyen duraklardan biri ise Kuvayı Milliye Kütüphanesi Aydın Ayhan Kitaplığı oldu.
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından Cumhuriyetimizin 100. yılı kapsamında oluşturulan bu özel mekân, Aydın Ayhan’ın yıllarca biriktirdiği tarihî mirasın toplumla buluşmasını sağlıyor.
Tarihî bir yapının restore edilerek kültür hizmetine kazandırılması ve yıllarını Balıkesir tarihine adamış bir araştırmacının adının burada yaşatılması, bana göre önemli bir vefa örneğidir.
Kitaplığa girdiğinizde bunun sıradan bir kütüphane olmadığını hemen hissediyorsunuz.
Raflarda kitaplar var.
Eski gazeteler var.
Dergiler var.
Fotoğraflar var.
Belgeler var.
Mektuplar var.
Askerî malzemeler var.
Ve hepsinden önemlisi, bütün bu materyallerin arkasında insan hikâyeleri var.
Aydın Ayhan Hoca bize bunları tek tek anlatıyor.
Bir fotoğrafı gösteriyor ve fotoğraftaki insanların kim olduğunu anlatıyor.
Bir belgeyi eline alıyor ve onun hikâyesini aktarıyor.
Bir kitabı açıyor ve nasıl ortaya çıktığını anlatıyor.
İşte o anda anlıyorsunuz:
Burada yalnızca kitaplar değil, Balıkesir’in hafızası saklanıyor.
Belediyelere örnek olacak bir çalışma
Buradan bütün belediyelere bir çağrıda bulunmak istiyorum.
Şehirlerin hafızasını koruyalım.
Çünkü geçmiş yalnızca arşivlerde değil.
Emekli öğretmenlerin hafızasında…
Gazetecilerin eski fotoğraflarında…
Emekli yöneticilerin hatıralarında…
Yaşlılarımızın anlattığı hikâyelerde…
Ailelerin sandıklarında…
Evlerin eski dolaplarında…
Depolarda ve özel arşivlerde…
Bugün hayatta olan insanların hafızasında çok büyük bir tarih yatıyor.
Fakat zaman geçiyor.
İnsanlar yaşlanıyor.
Belgeler kayboluyor.
Fotoğraflar yıpranıyor.
Hatıralar unutuluyor.
Bu nedenle belediyeler, üniversiteler, valilikler ve kültür kurumları şehirlerinin hafızasını kayıt altına alacak özel arşivler ve kitaplıklar oluşturmalı.
Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin Aydın Ayhan Kitaplığı bu anlamda örnek gösterilebilecek değerli bir çalışma.
Aydın Ayhan Hoca gençlere örnek olmalı
Aydın Ayhan’ın hayatında dikkat çekici bir başka nokta daha var.
Kendisi bir tarih fakültesi mezunu değil.
Mesleği Almanca öğretmenliği.
Ama bir insanın yaptığı iş ile topluma bıraktığı kültürel mirasın aynı şey olmadığını bize gösteriyor.
Bir öğretmen, aynı zamanda araştırmacı olabilir.
Bir gazeteci, şehir tarihçisi olabilir.
Bir emekli, yaşadığı şehrin hafızasını kayıt altına alabilir.
Yeter ki insan yaşadığı yere, tarihe ve kültüre gönül versin.
Bu nedenle özellikle genç eğitimcilerimizin ve araştırmacılarımızın Aydın Ayhan Hoca’nın hayatından öğreneceği çok şey olduğunu düşünüyorum.
Balıkesir Üniversitesi’ne çağrı
Buradan Balıkesir Üniversitesi’ne de bir çağrı yapmak istiyorum.
Aydın Ayhan’ın onlarca yıllık bilgi ve belge birikimi, üniversite dünyası tarafından daha fazla değerlendirilmelidir.
Bu büyük arşiv akademisyenler ve genç araştırmacılarla buluşturulmalı.
Aydın Ayhan’ın sözlü tarih çalışmaları kayıt altına alınmalı.
Hayatı, eserleri ve arşivi üzerine akademik çalışmalar yapılmalı.
Hatta adına bir araştırma merkezi oluşturulması dahi değerlendirilmelidir.
Çünkü üniversitelerin görevi yalnızca geleceği hazırlamak değildir.
Geçmişi korumak da üniversitelerin görevleri arasındadır.
Valiliklere ve belediyelere bir mesaj
Balıkesir Valimiz Sayın İsmail Ustaoğlu ile daha önce bir araya gelmiş ve kendisiyle belgesel söyleşisi gerçekleştirmiştik.
Bu vesileyle Sayın Valimize de bir çağrıda bulunmak istiyorum:
Aydın Ayhan Hoca’nın bilgi ve belge birikimi yalnızca Balıkesir için değil, Türkiye için de önemli bir kültürel değerdir.
Aynı şekilde Türkiye’nin bütün şehirlerinde kendi şehirlerinin hafızasını araştıran insanlara sahip çıkılmalı.
Onların bilgi ve belgeleri kayıt altına alınmalı.
Çünkü bir insanın hafızası zamanla bir şehrin hafızasına dönüşebilir.
Zağnos Paşa Camii önünde anlamlı bir veda
Aydın Ayhan Hoca ile gerçekleştirdiğimiz uzun ve samimi söyleşinin ardından kendisine teşekkür ederek ayrıldık.
Ancak Balıkesir gezimiz burada sona ermedi.
Yolumuz bu kez Zağnos Paşa Camii’ne düştü.
Karesi Beyliği’nin kurucusu Karesi Bey’in türbesinin bulunduğu bu tarihî mekânın önünde hatıra fotoğrafımızı çektik.
Bir tarafta Balıkesir’in Osmanlı öncesine uzanan tarihî kökleri…
Diğer tarafta Millî Mücadele ve Kuvayı Milliye’nin eşsiz mirası…
Ve bütün bu tarihi araştırarak gelecek nesillere aktarmaya çalışan Aydın Ayhan Hoca…
Bu tablo bana bir kez daha şunu düşündürdü:
Tarih yalnızca taşlarda ve yapılarda yaşamıyor.
Tarih, onu bilen insanların hafızasında da yaşıyor.
Aziz Basut’a özel teşekkür
Bu belgesel çalışmamızın her aşamasında yanımızda olan değerli dostum Aziz Basut’a ayrıca teşekkür etmek istiyorum.
Kısa bir zaman içerisinde Balıkesir’in önemli tarihî noktalarını gezmemize yardımcı oldu.
Fotoğraf ve video çekimlerimizde büyük emek verdi.
Belgesel çalışmalarımızın teknik tarafında yanımızda oldu.
En önemlisi de Aydın Ayhan Hoca ile buluşmamıza vesile olan isimlerden biri oldu.
Kendisine gönülden teşekkür ediyorum.
Balıkesir’in yaşayan hafızası
Aydın Ayhan Hoca’nın ellerinden öperken aklımdan şu düşünce geçti:
Bazı insanların kıymetini yaşarken bilmek gerekiyor.
Çünkü onlar yalnızca kendi hayatlarını yaşamıyorlar.
Bir şehrin geçmişini geleceğe taşıyorlar.
Aydın Ayhan da böyle bir insan.
Balıkesir’in yaşayan hafızası…
Balıkesir’in canlı tarihçisi…
Bir ömrü tarih ve kültür araştırmasına vakfetmiş eğitimci, yazar ve araştırmacı…
1970’li yıllarda başlayan araştırma yolculuğu bugün kitaplara, belgelere, arşivlere ve adına oluşturulan bir kitaplığa dönüşmüş durumda.
Bence onun Balıkesir’e bıraktığı en büyük miras, yalnızca yazdığı kitaplar değil.
Asıl mirası, bir şehrin geçmişini unutturmamak için gösterdiği büyük emek.
Son söz
Biz de araştırmacı gazeteci ve belgeselci olarak bu çalışmayı kayıt altına almaya devam ediyoruz.
Aydın Ayhan Hoca ile gerçekleştirdiğimiz özel belgesel söyleşiyi, hazırlamakta olduğumuz Devr-i Âlem belgesellerinde, televizyon yayınlarımızda ve sosyal medya kanallarımızda izleyicilerle buluşturacağız.
Balıkesir’den ayrılırken yanımızda yalnızca fotoğraflar ve görüntüler yoktu.
Bir şehrin hafızasına dokunmanın heyecanı vardı.
Geçmişi araştırmanın sorumluluğu vardı.
Ve gelecek nesillere bırakılacak bir tarih mirasının parçası olmanın mutluluğu vardı.
Balıkesir’in yollarında, tarihin izinde yeni araştırmalarda buluşmak üzere…
Araştırmacı Gazeteci, Belgeselci İsmail Kahraman
Misafir Avatar
İsminiz
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner376

banner375

banner377

banner981