“..Tarih “büyükleri” ve liderleri yazmayı sever. Padişahları, sultanları, ağaları, paşaları, devlet adamları, komutanları...
Kuşkusuz, her biri anlatılması gereken ve anlatılmayı hak eden başarı hikayeleridir.
Ancak, bazen bu popüler anlatım şekline o kadar kendimizi kaptırırız ki neferleri olmadan bir komutanın komutan olamayacağını unutuveririz. En önemlisi ise, komutan da nefer de bir bütünün ayrılma ve birbiriyle kıymeti kıyas edilemez iki parçasıdır. Nitekim, Türkiye Cumhuriyeti neferlerine verdiği gerçek değerle var olmayı başarmıştır.
Türkiye’nin sanayi tarihine damga vuran çimento fabrikalarını kurmuş ve işletmiş İTÜ’lü bir mühendis... Okul arkadaşı olan “ağabey”leri ülkeyi yönetirken o da fabrikalar yöneterek bu ülkeye borcunu ödemiş bir isim.


Basın Bültenleri









