.jpg)
Denizden 178 metre yüksekte ve istasyona 2,5 kilometre uzakta olan Gebze kasabası insanın üzerinden iyi bir tesir bırakmaktadır! Buraya geldiğim zaman kaymakam beyi bulamadım. Jandarma kumandanı yüzbaşı Nurettin Bey ilk görüştüğüm şahsiyet oldu.
.jpg)
.jpg)
.jpg)
Manzara itibarile Gebze hiçtir! Çarşı namına uzunca bir sokağı vardır. Her taraf maalesef çamur içindedir. Gebzenin bulunduğu arazi çok fenadır. Kasabanın denizden uzakta ve denizi görmeyecek bir yerde inşası ve güzel bir havadan mahrum bırakılması o zamanın zihniyeti icabatından olsa gerektir. Fakat şu asırda bu gibi zihniyetler artık iflas etmiştir. Binaenaleyh Gebzenin yavaş yavaş denize nazır sırtlar üzerine ve şimdiki ilk mektep ve belediye dairesinin bulunduğu yerlere çekilmesi aklen ve hükmeten çok yerinde bir icraat olmuş olur. Zira bu sırtların denize ve İzmite doğru öyle şahane bir nezareti vardır ki insanın burada çok büyük bir zevk ve neş’e duymaması kabil değildir.
.jpg)
Gebzenin içilecek suyu Yumrukayadan ve kullanılacak suyu da (Yazı) denilen mahalden getirilmektedir.
.jpg)
Burada sadeyağ bulunmaz. Ahali kâmilen zeytin yağı kullanırlar. Bura yağhanelerinde çıkarılan zeytin yağının okkası 60-70 kuruşa satılmaktadır. Ekmek 7, et 80, sığır 50, yerli peynir 50, yağlı yoğurt 20, koyun sütü 12, odun arabası 300, kömür 5, yumurta 2.5, tavuk 65 kuruşa satılmaktadır. Ahali çok misafirperverdirler. Kasabada bir okka kömür güç bulunmaktadır. Çünkü kış dolayısile köylüler getirememektedirler.
.jpg)
.jpg)
Gebzede her cins hububat yetişmektedir. Bu kaza evvelce tütün hususunda teferrüt etmiş bir vaziyette iken son zamanlarda mahsulün satılamaması yüzünden halk bağcılığa kuvvet vermişti. Esasen bu kaza bağcılığı çok ehemmiyet vermiş iken bir zamanlar tütünün para etmesinden dolayı bağları tütün tarlasına çevirmişlerdi. Şimdi de (Olmadı pilav çevir lâpaya) kabilinden tekrar işi bağcılığa dökmüşlerdir. Biz kendilerine hayırlı kazançlar dileriz. Ve piyasaya göre tarlalarını kullandıklarından dolayı da Gebzelileri çok takdir eyleriz.
Şimdi halde Gebzeliler üzüm, zeytin, yemiş, odun kömür ihraç etmektedirler. Yarımcanın yemişleri ve bilhassa kirezleri pek meşhurdur. Yalnız kışın yolsuzluktan dolayı halk sahile kömür ve odun indiremediklerinden dolayı parasız kalmaktadırlar.
.jpg)
Gebzenin telefonları pek mahduttur. Yalnız Darıca ile merkezi vilayete iki telefonu vardır. Darıca ve Tuzladaki Girit mübadilleri hâlâ Türkçeyi de öğrenemediklerinden olacak ki rumca konuşmaktadırlar.” Ragıp KEMAL (23 Nisan 1932 Milliyet Gazetesi)
.jpg)


Basın Bültenleri









