banner594
Gazeteciler yaşadığı olayların canlı şahididir. Yazdıklarıyla tarihe not düşüp zamana şahitlik yaparlar. Sadece gazeteciler değil, bilgi ve Bilişim çağında düşünen herkes yaşadıklarını gelecek kuşaklara aktarmalıdırlar. 37 yıldır Gebze’de Gazetecilik yapıyorum. Son 20 yıldır Devri Alem Belgesel programlarımızla ulusal ve uluslar arası düzeyde gazetecilik yaparken Gebze’den kopmuyor ve yerel olmadan genel olmayacağına inandığım için Gebze ile ilgili yazılarda kaleme alıyorum.

12 EYLÜL’DEN 28 ŞUBAT’A VE 15 TEMMUZ’A GEBZE’DE GAZETECİLİK

Sadece 28 Şubat değil, tüm darbe ihtilal ve muhtıralara karşıyım. Aslında darbelerden ve ihtilallerden en çok askerler ve topyekun devlet zarar görmüştür. Son 60 yılda yaşanan darbe, muhtıra, ihtilal ve e-darbelerin bedelini millet ve devlet olarak çok ağır ödedik. Darbe ve ihtilaller olmasaydı bugün ne belimizi büken ekonomik sorunlar ne de bizi birbirimize düşman eden terör konusu gündemimizde olmayacaktı. Türkiye kişi başına 30 bin dolarlık milli geliriyle dünyanın her bakımdan en saygın ülkeleri arasında yer alacaktı. Bunu laf olsun diye değil, dünyanın 80’den fazla ülkesini gezip Gazetecilik ve belgeselcilik yapan bir Medya mensubu olarak söylüyorum. 2. Dünya harbi yaşamış Avrupa ülkeleri ve Kore’nin ekonomik ve siyasi anlamda ki gücü yaptığım bu tespiti doğrulamakta.

12 Eylül Darbesi, 28 Şubat süreci ve 15 Temmuz’u Gebze’de yaşamış bir gazeteci olarak ihtilallerin ve Darbelerin ülkeye ne büyük zarar verdiğine şahitlik yaptım. Özellikle 28 Şubat darbesi ülkenin başta ekonomik ve siyasi gücü olmak üzere bir çok değerlerini ayaklar altına aldı. 28 Şubat darbesinin ülkeye verdiği zararı darbeyi yaşayanlar ve darbeye muhatap olanlarla konuşarak belgesel çekimi yaparak gelecek kuşaklara ders ve ibret alınması için aktarıyorum. Keşke, darbe mağdurları da anılarını kaleme alıp gelecek kuşaklara bırakabilseler.

28 Şubat’ta kim ne yaptı, nelerle meşgul oldu, ne yazdı, kim kimin adamıydı, kimler kimleri kullandı ve en önemlisi 28 Şubat darbesinden ekonomik, siyasi ve sosyal yönden kimler rant sağladı bunları ayrıntılı bir şekilde bizzat darbenin mağdurlarıyla konuşarak geleceğe aktarıyorum. Darbenin mağduru Başbakan Necmettin Erbakan ile röportaj yapan ve yaptığı röportajı internet üzerinden tüm kamuoyuna açıklayan tek gazeteciyim. Merhum Başbakan Erbakan ile yaptığı röportaj tarihe gerçek anlamda bir not olarak geçecek. Gebze’de ki 28 Şubat mağdurlarıyla yaptığımız konuşmalar ve röportajları da yayınlayarak görevimizi yapıyoruz.

 28 ŞUBAT’IN ZULMÜ UNUTULMAYACAK

28 Şubat’ın kudretli komutanlarından Hüseyin Kıvrıkoğlu, 28 Şubat bin yıl sürecek demişti. Bin yıl sürmeden, bin yıl sürmediği gibi dolaylı ve direk darbeye katılanlar yüce Türk adaletinin önünde hesap veriyorlar. En büyük mahkeme vicdanlarda ki mahkemelerdir. Bugün bir çok kurum, kurulmuş ve insan 28 Şubat’ta ki tavır ve hareketlerinin vicdan azabını çekiyorlar. Ve çekmeye de devam edecekler. 28 Şubat darbesinin dosyaları daha yeni açılmaya başlandı. Açıldıkça bir çok şey daha gözükecek. 28 Şubat sürecinde zulme uğrayanlar, işinden olanlar, aile hayatı yıkılanların çektiği zulüm ve azap hiçbir zaman unutulmayacaktır.

28 ŞUBAT DARBESİNİN MAĞDURU PENBELGÜLLÜ İLE DE KONUŞMUŞTUK

28 Şubat darbesinin 1 numaralı mağduru bölgemizde Ahmet Penbegüllü idi. Merhum Penbegüllü genç diyebileceğimiz bir yaşta vefat etmesi 28 Şubat darbesinde çektiği işkenceler ve uğradığı kötü muamelelerin yanında arkadaşları ve dostlarının vefasızlığında onu çok etkilemişti. Ahmet bey Amerikan hastanesinde tedavi görürken kendisini ziyaret ettiğimde yanımda ki arkadaşlardan müsaade isteyerek benimle özel olarak görüşmek istedi ve bana kendisinin bu hastalığa gördüğü işkenceler ve uğradığı haksızlıklardan dolayı meydana geldiğini söyledi. Dost bildiği birkaç kişinin adını vererek de onlara sitem edip kendisini bu duruma düşürenlere hakkını helal etmediğini söylemişti. 28 Şubat’ın Gebze’de ki aktörleri bir insanın dolaylı olarak ölümüne de sebep olmuşlardı.

GAZETECİLİK GÖREVİMİZİ YAPTIK

Evet zulümle abad olunmaz. Hele devlet gücünü kendi milletine karşı kullanmak isteyenler bugün vicdanlarıyla baş başa kaldıklarında yaptıklarından pişman olup utandıklarına inanıyorum. 28 Şubat darbesi her bakımdan Türkiye’ye çok pahalıya mal oldu. Keşke hiç yaşanmasaydı. Ümit ediyorum ve inanıyorum herkes bu süreçten ders ve ibret almıştır. Şairin dediği gibi tarih tekerrürden ibarettir. Eğer ibret alınırsa hiç tekrar eder mi? Geçtiğimiz darbelerden ders ve ibret almadığımız için tekrar etti. Bundan dolayıdır ki Türkiye 15 temmuz 2016’da uçurumun kenarından döndü. 27 Mayıs’ı, 12 Eylül’ü, 28 Şubat’ı planlayan ve taşeronları aracılığıyla uygulan ABD, bu kez 15 Temmuz’da Fethullahçı Terör Örgütü aracılığıyla Türkiye’yi kuşatmaya ve iç savaş çıkarmaya kalkıştı. “12 Eylül’de bizim çocuklar başardı” demişleri, ama 15 Temmuz’da onlar başaramadı, Türk Milleti hain girişimi savurdu. Biz 12 Eylül’den, 28 Şubat’tan, 15 Temmuz’dan ders ve ibret almaz isek bu tür hain girişimlerle her zaman karşılaşma ihtimalimiz olduğunu unutmamalıyız.

Misafir Avatar
İsminiz
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner370

banner375

banner379

banner373

banner376

banner377

banner149

banner378