https://www.facebook.com/share/v/1DrbTApG4N/?mibextid=wwXIfr
Trabzon’un kalbinde, Fatih Camii’nin gölgesinde başlayan yarım asırlık gazetecilik serüvenimde bugün rotamızı Evliya Çelebi’nin izine kırdık. Yavuz Sultan Selim’in annesi Gülbahar Hatun’un şehre emaneti olan o muazzam külliyede, Vakıflar Bölge Müdürümüz Sayın Reşat bey ile tarihe not düştük.
Osmanlı’nın zarafetini, hanım sultanların hayırseverliğini ve Trabzon’un bitmeyen vakıf medeniyetini bir de Evliya Çelebi’nin gözünden dinleyin. Geçmişin izinde, bugünün tanıklığında; belgesel tadında bir yolculuğa davetlisiniz.
EVLİYA ÇELEBİNİN İZİNDE TRABZON VAKIFLAR BÖLGE MÜDÜRÜ İLE GÜLBAHAR HATUN VAKFI KÜLLİYESİNDE BELGESEL SÖYLEŞİ
Trabzon’daki Gülbahar Hatun Vakfı Külliyesi, Osmanlı vakıf kültürünün hem mimari hem de sosyal açıdan güçlü bir örneğidir. Bugün yalnızca cami ve türbe ayakta olsa da, Evliya Çelebi’nin izlenimleri sayesinde külliyenin geçmişteki canlı işlevlerini öğreniyoruz. Bu eser, Osmanlı’da hanım sultanların vakıf yoluyla toplumsal hayata yaptığı katkıların somut bir göstergesidir.
Evliya Çelebi Seyahatnâme’sinde Trabzon’u anlatırken Gülbahar Hatun Külliyesi’ne de değinir. Onun gözlemler tarihe not düşüp zamana noterlik yapan çok önemli bilgiler verir
EVLİYA ÇELEBİNİN GÜLBAHAR HATUN VAKFI KÜLLİYESİ İLE İLGİLİ TEDBİTLETİ
* Külliyeyi şehrin önemli dini ve sosyal merkezlerinden biri olarak tanımlar.
* Caminin ihtişamından ve türbenin ziyaretçi yoğunluğundan bahseder.
* Vakfın işlevlerini över; imaretin halka yemek dağıtmasını, medresenin ilim hayatına katkısını kaydeder.
* Evliya Çelebi’nin üslubuna uygun olarak, külliyeyi “şehrin ziyneti” olarak nitelendirdiği aktarılır
Trabzon’daki Gülbahar Hatun Vakfı Külliyesi
* Kuruluşu ve Tarihi: Külliye, Yavuz Sultan Selim’in annesi Gülbahar Hatun’un vefatından sonra onun adına 1514–1515 yıllarında inşa edilmiştir. Osmanlı döneminde Trabzon’un en önemli vakıf eserlerinden biridir.
* Yapılar: Başlangıçta cami, türbe, medrese, imaret, mutfak, hamam ve darül-kurra gibi bölümlerden oluşuyordu. Günümüze yalnızca cami ve türbe ulaşabilmiştir.
* Mimari Özellikler:• Cami, erken Osmanlı dönemine özgü tabhaneli/zaviyeli camiler grubuna girer.
* Duvar işçiliğinde koyu gri ve sarımsı beyaz taş kullanılmıştır.
* Mihrap mermerden yapılmış olup bitkisel süslemeler ve kabara (gül motifi) detayları dikkat çekicidir.
* Vakıfın İşlevi: Gülbahar Hatun Vakfı, Trabzon eyaletinde yaklaşık üç yüzyıl boyunca dini, sosyal, ekonomik ve kültürel katkılar sağlamıştır. İmaretiyle yoksullara yemek dağıtmış, medresesiyle eğitim vermiş, hamamıyla sosyal hayatı desteklemişt
Gülbahar Hatun’un Şahsiyeti
Dulkadiroğlu beyliğinin sultanı Alaüddevlenin kızı olan Gülbahar Hatun, Osmanlı hanedanında vakıf eserleriyle öne çıkan hanım sultanlardan biridir. Oğlu Yavuz Sultan Selim’in Trabzon’daki şehzadelik yıllarında bölgeye nüfuz etmiş, ölümünden sonra adına yapılan külliye onun hayırseverliğinin bir sembolü olmuştur. Trabzon’un vakfı kebir ilçesi ve yağlıdere Tekkeköyü gibi çok sayıda vakıf kurmuş örnek bir vakıf hanım sultanıdir
Bizleri bilgilendiren Trabzon vakıflar bölge müdürü Kastamonu’dan tanıdığım saygıdeğer vakıf insanı Reşat beye teşekkür ederim
ŞİİR TADINDA EVLİYA ÇELEBİ
Biz evliya çelebinin izinde Trabzon’da vakıflar medeniyeti tarihimizin belgeselini çekerken değerli arkadaşım Uluslarası kültür ve sanat insanı besteci ve söz yazarı Sn Nedret Demirin in Evliya çelebi ile ilgili bestelediği özel bir sanat eserini sizlerle paylaşıyorum
EVLİYA ÇELEBİNİN İZİNDE TRABZONDA 51 YILLIK GAZETECİLİK VE BELGESELCİLİK HATIRALARIM
Tam 51 yıl önce ilk adımlarımı attığım bu sokaklarda, heyecanım hâlâ ilk günkü gibi taze...
Gazetecilik yolculuğuna başladığım Trabzon Ortahisar’ın kalbinde, Fatih Camii’nin gölgesinde bugün yeniden sizlerle canlı yayında buluştuk. Yarım asırlık bir serüvenin, bitmeyen bir tutkunun kısa bir özeti bu görüntülerde. Geçmişin izinde, bugünün tanıklığında...
Selam olsun bu yolda bana eşlik eden tüm dostlara.

EVLİYA ÇELEBİNİN İZİNDE BELGESEL TADINDA TRABZONDA VAKIF MEDENİYETİMİZ
Karadeniz’in incisi Trabzon, tarih boyunca vakıf kültürünün en canlı örneklerini barındırmış bir şehir olmuştur. Osmanlı döneminde vakıflar yalnızca dini yapılar değil; sosyal, kültürel ve ekonomik hayatın da merkezinde yer almıştır. Evliya Çelebi’nin 17. yüzyılda Trabzon’a yaptığı ziyaret, bu şehrin canlılığını ve vakıf eserlerinin toplumsal hayat üzerindeki etkisini gözler önüne serer.
Vakıf Eserleri ve Şehrin Çehresi
Cami ve Medreseler: Trabzon’da vakıflar aracılığıyla inşa edilen camiler, medreseler ve imaretler halkın dini ve eğitim ihtiyaçlarını karşılamıştır.
Çeşmeler ve Su Yolları: Vakıf kültürünün en önemli unsurlarından biri olan su yolları, şehrin yaşam damarlarını oluşturmuştur.
Hanlar ve Bedestenler: Ticaretin kalbi olan hanlar ve bedestenler, vakıf gelirleriyle ayakta kalmış; Trabzon’u Karadeniz’in ticaret merkezi haline getirmiştir.
Evliya Çelebi’nin Trabzon İzlenimleri
Evliya Çelebi, Seyahatnâme’sinde Trabzon’u şu şekilde tasvir eder:
Sanat ve Musiki: Trabzon’da musiki meclisleri, tiyatro ve edebiyat faaliyetleri İstanbul’daki kültürel hayatı aratmayacak düzeydedir.
Sosyal Hayat: Trabzon beyefendileri ve hanımefendileri, zarafetleri ve kültürel etkinliklere katılımlarıyla şehrin sosyal dokusunu şekillendirmiştir.
Şehir Manzarası: Ganita önünde ve Beştaşlar mevkiinde tasvir ettiği sahneler, Trabzon’un hem doğal güzelliklerini hem de sosyal canlılığını yansıtır.
Trabzon, vakıf eserleriyle yalnızca bir şehir değil; bir medeniyetin aynasıdır. Evliya Çelebi’nin gözlemleri, bu şehrin Osmanlı dönemindeki kültürel ve sosyal canlılığını günümüze taşır. Belgesel, hem vakıf kültürünü hem de Evliya Çelebi’nin eşsiz anlatımını bir araya getirerek izleyiciye tarihî bir yolculuk sunar.
.jpeg)
Evliya Çelebi’nin İzinde Trabzon da Tarihi Mezarlıklar ve Sülüklü Mezarlığı Tarihi
Evliya Çelebi, 17. yüzyılda Trabzon’u ziyaret etmiş ve Seyahatnâme’sinde şehrin mezarlıklarından da bahsetmiştir. Onun anlatılarında Trabzon’daki mezarlıkların çokluğu, özellikle şehrin sur dışındaki alanlarda geniş mezarlıkların bulunduğu vurgulanır.
Çelebi’nin bahsettiği mezarlıklar daha çok İmaret Mezarlığı ve sur çevresindeki eski mezarlıklardır
Evliya Çelebi’nin yazdıkları, Trabzon’un mezarlık kültürünü ve vakıf düzenini anlamak için önemli bir kaynaktur
VAKIF MİRASI SÜLÜKLÜ MEZARLIĞI
Sülüklü Mezarlığı, Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yer alan ve şehrin ilk asri mezarlığı olarak kabul edilen bir alandır. Mezarlık arazisi 1931 yılında Vakıflar Arazisi’nden satın alınmıştır vakıf mülkiyetinden alınarak belediye tarafından mezarlık haline getirilmiştir. 1934 tarihli talimatnamede “Sülüklü Mezarlığı” adıyla resmi olarak geçmiştir. 1937’de çevresi duvarlarla örülmüş, servi fidanları dikilmiş ve 1938’de kullanıma açılmıştır
EVLİYA ÇELEBİNİN İZİNDE BELGESEL TADINDA TRABZONUN İNCİSİ
AYASOFYA CAMİSİ VAKFI
Evliya Çelebi, Trabzon seyahatinde Ayasofya Camii’ni ayrıntılı biçimde tasvir eder. Onun üslubu, görsel bir yapıyı sözle resmetmeye dayanan “ekfrasis” yaklaşımını yansıtır. Seyahatname’de Ayasofya Camii’ni hem mimari ihtişamı hem de tarihî anlamı üzerinden değerlendirir:
.jpeg)
Evliya’nın Ayasofya camii İzlenimleri
* Mimari Güzellik: Evliya, yapının kubbesini ve taş işçiliğini övgüyle anlatır. Özellikle kubbenin yüksekliği ve iç mekânın ferahlığı dikkatini çeker.
* Sanatsal Unsurlar: İç süslemeler, freskler ve taş kabartmalar onun gözünde “bir sanat harikası”dır. Bu tasvirlerde Bizans döneminden kalan izleri fark eder.
* Tarihî Derinlik: Caminin aslında Bizans döneminde kilise olarak inşa edildiğini, Osmanlı döneminde ise camiye çevrildiğini vurgular. Bu dönüşüm, ona göre Trabzon’un çok katmanlı tarihinin bir göstergesidir.
* Şehrin İncisi: Evliya, Ayasofya’yı Trabzon’un en önemli yapılarından biri olarak görür. Şehrin siluetinde ayrı bir yer tuttuğunu belirtir.
Evliya’nın anlatımı sadece bilgi vermekle kalmaz; okuyucunun gözünde canlı bir tablo oluşturur. Bu nedenle Ayasofya Camii tasvirleri, onun seyahatnamesinde estetikn bir anlatım örneği olarak kabul edilir.
(Ömer İLGEÇ)