Erken Tanı Gelişimsel Yetersizlikleri Önleyebiliyor
Her çocuğun işitebilmesinin ve konuşmayı öğrenebilmesinin en temel haklardan biri olduğunu ifade eden Çıkrıkçı, doğuştan ya da sonradan gelişen işitme kayıplarında erken tanı ve rehabilitasyonun gelişimsel yetersizliklerin önüne geçtiğini söyledi.
Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Yenidoğan İşitme Tarama Programı ile işitme kayıplarının erken dönemde tespit edildiğini belirten Çıkrıkçı, şu kritik takvime dikkat çekti:
- Doğumdan sonraki ilk 1 ay içinde taramaların tamamlanması
- 3 ay içinde kesin tanının konulması
- Gerekli durumlarda 6 ay içinde cihaz kullanımına başlanması
Bazı bebeklerin ilaç tedavisiyle iyileşebildiğini belirten Çıkrıkçı, bazı durumlarda ise işitme cihazı ya da koklear implant uygulamasına ihtiyaç duyulabildiğini ifade etti.
Okul Çağında Akademik Başarıyı Etkiliyor
2015 yılından bu yana uygulanan Okul Çağı İşitme Tarama Programı kapsamında ilkokul 1. sınıf öğrencilerinin de düzenli olarak tarandığını hatırlatan Çıkrıkçı, işitme kaybının akademik başarıyı ve sosyal gelişimi olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Yaşlılarda Erken Müdahale Kazaları Önleyebilir
İşitme kaybının hayatın hiçbir döneminde normal kabul edilmemesi gerektiğini vurgulayan Çıkrıkçı, özellikle yaşlı bireylerde erken müdahalenin düşme ve kaza riskini azaltabileceğini belirtti.
Yüksek sese maruziyetten kaçınılması ve risk grubundaki bireylerin düzenli kontrollerini yaptırması gerektiğini ifade eden Çıkrıkçı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“İşitme kaybının etkileri erken teşhis ve uygun müdahalelerle azaltılabilir. 3 Mart vesilesiyle işitme sağlığının önemini bir kez daha hatırlatıyor, kontrollerin aksatılmamasını öneriyoruz.”