Osmanlı zamanında İfrikiyye olarak anılan bugünün Tunus ve çevresinde, 2000 yıl önce Roma’ya kök söktüren Kartaca Krallığı hüküm sürüyordu. Ve bu topraklardan büyük bir komutan çıkıp “Ya bir yol bulacağız ya da bir yol yapacağız!” diyerek en zor anlarında vatandaşlarına umut verdi. 

Tarih bazen en büyük kahramanları en derin sessizliklere gömer. Bazı isimler vardır ki büyük imparatorluklara meydan okumuş, hayal edilemez zaferler kazanmış ama sonunda yabancı bir toprakta, yalnız bir tepede son nefesini vermiştir. Tıpkı Roma’yı dize getiren Kartacalı Hannibal Barca gibi!

Yazı ve Fotoğraflar: UĞUR TATAR

Peki, hiç düşündünüz mü? Filleri ile Alp dağlarını aşan dünyaca ünlü komutan Hannibal’ın mezarı, neden Kocaeli’nin Gebze ilçesinde? 





Roma’nın Kalbine Doğru

MÖ 3. yüzyılın son çeyreğindeyiz... Roma İmparatorluğu ile yeni bir savaşın kaçınılmaz olduğunu bilen Hannibal, İtalya ve çevresi üzerinde kesin bir hâkimiyet kurmak için ilk darbeyi kendisinin vurması gerektiğini biliyordu. İşte bu yüzden içinde onlarca filin olduğu büyük bir ordu ile İspanya’nın İber Yarımadası’ndan Alpler’e doğru yola çıktı. Hannibal, etrafındaki düşman kabileleri teker teker yendi. Önüne çıkan Roma garnizonlarını silip süpürdü. Fakat sefer, aylarca devam etti. Ordusu yıpranmıştı, Romalı askerlerin vur-kaç saldırıları bitmek bilmiyordu. Bastıran kış koşulları ise işleri daha da zorlaştırıyordu. Ama Hannibal’ın orduları, her türlü zorluğa rağmen ilerlemeye devam etti.





Sarp geçitleri ve dondurucu soğuğu geride bırakan Hannibal, İtalya topraklarına indiğinde Roma için tam bir kabusa dönüştü. Trebbia, Trasimene Gölü ve askeri tarihin en çarpıcı örneklerinden biri kabul edilen Cannae Muharebesi’nde Roma ordularını neredeyse tamamen yok etti. Özellikle MÖ 216 yılında gerçekleşen Cannae Muharebesi için ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Zira Hannibal, sayıca kendisinden çok daha üstün olan Roma ordusunu meşhur "Hilal Taktiği" ile yenmeyi başarmıştı.




Son Durak: Bithynia

“Hannibal kapılarda!” nidası artık sokaklarda yankılanıyordu. Roma şehri korku içindeydi. Ancak yıllarca İtalya topraklarında kalmasına rağmen Kartaca’dan beklediği desteği bir türlü alamayan Hannibal’ın dayanacak gücü de pek kalmamıştı. Üstelik ikmal yollarını keserek onu yavaş yavaş yıpratan Romalılar yetmezmiş gibi, müttefikleri de birer birer Roma safına geçiyordu. İşte böyle bir ortamda Roma’nın genç ve hırslı generali Scipio Africanus, Hannibal’a bitirici vuruşu vurmak için sinsi bir planı devreye sokarak, savaşı doğrudan Kartaca topraklarına, Afrika’ya taşıdı.

Ondan desteğini esirgeyen vatanını korumak için Kartaca’ya geri dönmek zorunda kalan Hannibal, yorgun ve bitkin ordusuyla son kez savaş meydanına çıktı. Takvimler MÖ 202 yılını gösterdiğinde iki büyük komutan, Hannibal ve Scipio Africanus, Zama Muharebesi’nde karşı karşıya geldi. Hannibal için güzel başlayan bu fetih hareketi, maalesef güzel bitmedi! Bu savaşta kötü bir bozguna uğradı, ordusu darmadağın oldu.




MÖ 183... Roma’nın kâbusu, Alp Dağları’nı fillerle aşan o strateji dehası, artık yaşlı bir sürgündü. Roma’nın amansız takibinden kaçan Hannibal’ın son sığınağını Bithynia toprakları oldu. Yani bugünün Kocaeli’si... Hannibal, burada kaldığı süre boyunca Bitinya kralı Prusias’ın savaş danışmanlığını yaptı. Fakat Prusias’ın ihaneti Hannibal’a bir darbe daha indirdi. Neredeyse Roma’nın varlığına son verecek olan Hannibal, Romalılar tarafından yakalanmanın utancını yaşamak istemediği için yüzüğündeki zehri içerek kendi sonunu kendi biçmeyi tercih etti.




Hannibal’ın Mezarı Nerede?

Başlangıçta Hannibal’ın mezarının yeri biliniyordu. Üstelik Hannibal’ın ölümünden yaklaşık 400 yıl sonra, onun bir anlamda “hemşehrisi” olan Roma’nın Afrika kökenli ilk imparatoru Septimius Severus, bu büyük komutana duyduğu saygı yüzünden onun bakımsız haldeki mezarını beyaz mermerle kaplatarak anıtsal bir forma kavuşturdu. Fakat daha sonraki yıllarda mezarın yeri bir şekilde kayboldu.

Yüzyıllar boyunca bu büyük komutanın mezarının yeri, çözülmesi imkansız bir bilmece olarak kaldı. Gezginler, tarihçiler ve araştırmacılar hep Hannibal’ın izini sürdüler. Bazıları bulduklarını sandı, kafa karıştırıcı bilgiler etrafı sardı! Çeşitli yerlerde kazılar yapıldı; hatta bazı kazılarda bölgenin tarihsel geçmişine ışık tutan arkeolojik kalıntılara bile rastlandı. Ama Hannibal’ın mezarına dair hiçbir iz bulunamadı! Bu noktada hatırlatmakta fayda var ki Profesör Arif Müfid Mansel’in titiz araştırmaları Hannibal’ın mezarının Gebze’de olmadığını iddia ediyor. Evet, Hannibal’ın Kocaeli bölgesinde öldüğü ve bu bölgeye gömüldüğü kesin ama Arif Müfid Mansel, Kartacalı komutanın asıl istirahatgahının Dilovası yakınlarındaki Geblez Tepe olduğunun altını çiziyor.

Ancak zaman, savaşlardan daha yıkıcı olabiliyor. Sanayileşme hamleleri, demir yolu tünelleri, taş ocakları ve yol yapım çalışmaları, Hannibal’in muhtemel istirahatgahı olan Geblez Tepe’yi yavaş yavaş yok etti. Antik Libyssa’nın kalıntıları, modern dünyanın çarkları arasında sessizce eriyip gitti.




Atatürk’ün Hannibal’a Saygısı

Atatürk, askeri dehasına hayran olduğu bu antik kahramanın hatırasını onurlandırmak istiyordu. Bu yüzden de 1934 yılında Hannibal’in mezarının bulunmasını ve bir anıtla ebedileştirilmesini bizzat emretti. Proje hazırlandı, yer belirlendi, plan yapıldı. Ama birçok sebepten ötürü bu anıt mezar hayata geçirilemedi. Ancak yarım asır sonra Atatürk’ün bu isteği gerçekleştirilebildi.

Gebze’de TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi sınırları içerisinde 24 Temmuz 1981’de düzenlenen görkemli bir törenle açılan bu anıt mezar, Hereke’den getirilen 25 ton ağırlığındaki taşın üzerine İstanbul Arkeoloji Müzesi heykeltıraşlarından Nejat Özatay tarafından yapılan Hannibal portresinden oluşmaktadır. Etrafını bir bekçi gibi çevreleyen servi ağaçlarının ortasından yükselen bu anıt mezar, aslında kaybolan bir tarihin ve binlerce yıllık saygının sessiz nişanesi gibidir. 

Hannibal’in yenilse de boyun eğmeyen ruhu, bugün onun adını taşıyan bu rüzgarlı tepede yaşamaya devam etmektedir. Hannibal ad portas!

SON
Misafir Avatar
İsminiz
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner376

banner375

banner377

banner981