Fotoğraf: Saliha T. Tatar


Mavinin her tonuna şahit olduğumuz İzmit Körfezi’nin kıyısında, Kocaeli’nin Darıca ilçesindeki dar bir kıyı şeridinde, en az yedi asrı aşan bir efsane yükselir: Filokrini Kalesi.

Kalenin ismi, Yunancada dostluğu simgeleyen “Filo” ile suyun hayat veren gücünü temsil eden ve çeşme anlamına gelen “Krini” kelimelerinin birleşiminden meydana gelir.

Yani asırlardır hem bilenler hem de tesadüfen keşfedenler burayı hep “Dostlar Çeşmesi” olarak anarlar.

Yazı ve Fotoğraflar: UĞUR TATAR



Derinliklerde Gizlenen Efsane

Kalenin derinliklerinde, “Hristos” adıyla bilinen kutsal bir ayazmanın gizli olduğu söylenir.

Hatta rivayet odur ki mitolojik kahramanlar Herakles ve Argonotlar, uzun yolculukları sırasında gemileriyle kalenin olduğu bu limana uğramış, ayazmanın kutsal kabul edilen suyundan içerek güç ve huzur bulmuşlardır.

Filokrini, o günden beri suyun bereketini dostluğun sıcaklığıyla birleştiren eşsiz bir durak olmuştur.


Yeni Bir Devrin Başlangıcı: 1329 Pelekanon

Bir zamanlar Bizans’ın yıkılmaz kalesi, imparatorların sarsılmaz sığınağı olan bu kale, sadece efsanelere değil, bir devrin kapanışına ve yeni bir cihan devletinin yükselişine de şahitlik yapmıştır.

1329 yılında gerçekleşen Pelekanon Savaşı...

Bazı kaynaklar, bu savaşın günümüz İstanbul’unun Maltepe ilçesinde gerçekleştiğini söylese de birçok önemli tarihçi bu savaşın Kocaeli bölgesinde gerçekleştiği konusunda hemfikirdir.

Bizans İmparatoru III. Andronikos, bu savaşta Orhan Gazi’nin ordusuna karşı ağır bir mağlubiyet alınca son çare olarak Filokrini Kalesi’ne sığınmıştır.

Ancak çok geçmeden Filokrini Kalesi de Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Orhan Gazi’nin kılıcıyla Pelekanon’da mühürlenen bu mutlak zafer, Bizans’ın bölgedeki son umutlarını da tarihe gömmüş ve Kocaeli Yarımadası’nı Osmanlı’nın ebedi mülkü haline getirmiştir.


Fotoğraf: Saliha T. Tatar


Körfez’in Kadim Bekçisi: Darıca Kalesi

Osmanlı’nın Pelekanon’da kazandığı zaferin tek şahidi Filokrini Kalesi değildir.

Tarihin tozlu sayfalarından günümüze ulaşan bir başka sessiz tanık olan, o dönem Tararion adıyla anılan günümüz Darıca Kalesi de bu büyük kırılmanın bir başka şahididir.

Bizans İmparatorluğu döneminde, imparatorluk topraklarını olası akınlardan korumak ve İzmit Körfezi’nin güney sahillerini kontrol altında tutmak amacıyla inşa edilen Darıca Kalesi, yüzyıllar boyunca hem hırçın dalgalara hem de amansız savaşlara göğüs germiştir.

Fakat Bizans’ın önünde bir sel gibi çağlayan Orhan Gazi, Darıca Kalesi’nin asırlık surları döve döve Osmanlı’nın yeşil sancağıyla mühürlemiştir.

Kale, uzun zaman boyunca Osmanlı’ya hizmet etmiş ama ulaşım güzergâhlarının Diliskelesi-Hersek hattına kaymasıyla birlikte o eski ihtişamını yavaş yavaş kaybetmiş ve sessizliğe gömülmüştür.

Zamanın yıpratıcı gücüne rağmen, bugün dimdik ayakta duran tek bir burcu ve küçük bir sur parçasıyla Darıca Kalesi, bize hâlâ büyük imparatorlukların ve kahramanlıkların hikâyesini fısıldamaya devam ediyor.

 * * *



Tıpkı Darıca Kalesi gibi Osmanlı’nın Kocaeli Yarımadası’ndaki hakimiyetinin en önemli sembolü olan Filokrini Kalesi de bugün sessiz ve mağrur bir bekçi gibi duruyor.

Burası sadece bir taştan bir yapı değil; dostların buluştuğu, kahramanların güç bulduğu ve tarihin yeniden yazıldığı bir mirastır.

Filokrini... Nam-ı diğer Dostlar Çeşmesi.

Misafir Avatar
İsminiz
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner376

banner375

banner377

banner981