Öğretmenler Gününde daha çok dershane konusu tartışıldı ve tartışılamaya devam ediyor. Bundan sonra da daha uzun süre tartışılacak. Eğitimde ki sorun ve sıkıntılar bitmeden dershanelerde bitmeyecektir.
Dershanelerin tartışıldığı bir ortamda asıl tartışılması gereken eğitimin temel sorunları. Daha öncede yazdığım eğitimdeki sorunlar giderilmeden dershaneye ihtiyaç bitmeyecek. Keşke,eğitimdeki sorunları çözebilsek. Bugün, Kocaeli gibi zengin ve gelişmiş birilde 1200 vekil öğretmenle eğitim sürüyorsa eğitimdeki sorunun ne kadar büyük olduğunu gösteriyor.
ÖĞRETMENLER GÜNÜNDE GEÇMİŞİ DÜŞÜNMEK
Her öğretmenler gününde ilkokul yılları gözümün önüne gelir. Okula başladığım ilk günler bir sinema şeridi gibi gözümün önünden geçer. Okula gideceğim ilk gün naylon çanta içerisine koyduğum okul kitaplarım mazı altından aldığım odunla yaklaşık 45 dakika yürüyerek okula gittiğim o ilk gün duyduğum heyecan ve mutluluk halen içimde bir kor gibi yanar.
İlk öğretmenim, ilk dersim ve ilkokulda ki ilk arkadaşlarım benim için çok anlam ifade eder. O günler artık çok gerilerde kaldı. Ama her öğretmenler gününde o günleri düşünür, doya doya çocukluk yıllarımı yaşarım. Her gün arkadaşlarla okula gidip gelir, kışın o soğuk günlerinde kendi odunumuzu kendimiz getirerek yaktığımız sobalarda ısınırdık. 23 Nisan ve Cumhuriyet bayramı coşkusu okul piyesinde rol aldığım o günler yaptığımız yaramazlıklar, arkadaşlarımızla oynadığımız oyunlar, ufak tefek kavgalar, tatlı anılar olarak kaldı.
Öğretmenlik mesleği her şeyden önce kutsal bir meslek. Hazreti Ali, “bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum.” Sözü öğretmenliğin önemini göstermekte. Acaba kaç kişi öğretmenler gününde kendisine ilim irfan öğreten öğretmenlerini arayıp hal hatır ediyor.Kaç kişi, öğretmenlerini ziyaret edip elini öpüyor. Biz, bize çok şey öğreten öğretmenlerimize de vefasızlık yapıyoruz.
Geçmiş öğretmenlerle bugünkü öğretmenler arasında bir karşılaştırma yaparsak bugünkü öğretmenlerin birçoğunun sınıfta kalacağını söylemek gerek. Geçmişte ki o babacan tavırlı,öğrencilerine sadece ilim öğreten değil, hayatın ta kendisini öğreten öğretmenler.Hayatımızın şekillenmesinde örnek aldığımız öğretmenler. Bize A, B, C’yi öğreten öğretmenler. Nerede o eski öğretmenler.
ÇOCUKLUĞUMU YAŞADIM
24 kasım 2013 öğretmenler günü dolayısıyla oğlum Ahmet Emirhan’ın eğitim gördüğü Özelhisar Koleji’nde ki toplantıya davetliydim. 10 yaşındaki oğlum ısrarla toplantıya gelmemi istedi. İyi ki gitmişim. Oğlumun da içinde yer aldığı okul korosunun söylediği türküler ve marşlar eşliğinde tarihe yolculuğa çıktık. Okul korosu otantik kıyafetleriyle bir çok türkü ve şarkıyı öğretmen-öğrenci ve velilere bir buket halinde sundular.
Okul müdürü Aziz Temiz beyin öğretmenler üzerine yazdığı muhteşem bir yazı bir eğitimcinin ağzından adeta inci tanesi gibi dökülerek öğretmenlik mesleğinin önemini anlatıyordu. Aziz Beyin öğretmenleri anlatan yazısı gerçekten her öğretmen için birer belge özelliğindeydi. Keşke bu yazı bütün öğretmenlere dağıtılsa.
24 kasım öğretmenler gününde hem tarihi ve hem de bugünü oğlum Emirhan ile doya doya yaşadım. Geçmişte ki çocukluk yıllarımı hatırlayıp bana çok şey öğreten, başta ailem merhum babam ve halam ile anam başta olmak üzere sibyan mektebi hocalarımı, ilk-orta ve lisedeki öğretmenlerimi minnet, şükran ve saygıyla andım. Öğretmenlik mesleğinin nekadar kutsal bir meslek olduğunu bir kez daha anladım. Öğretmenlerimiz bir kez daha saygıyla anıyorum.
http://www.gebzegazetesi.com/Koseyazisi-6205-egitim-ogretim-ve-ogretmen.html












