Kuraklık tehlikesi kapımızı çalıyor .
4 yıl önce paylaştığım yazıyı birlikte okuyalım
......
4 Yıl Önce Ne Yazmıştık
İstanbul başta olmak üzere ülkemiz de kar yağışı var. Kar beyazı sağlık ve temizliğin simgesi.
Kar afet, beyaz kabus, karakış ve felaket değil berekettir. Su ve hayatın ta kendisi.
Kar, çocukluk yıllarımızın en güzel anılarını süsleyen zamanı mazi ve geçmiş hatıralardır.
Hepimizin çocukluk hatıraları vardır şimdi onları hatırlama zamanı. Ben çocukluk hatıralarımı sizlerle paylaşmak istedim .Sizlerde yazın
Karadeniz'in yüksek dağ köylerinde kışın geçirdiğimiz çocukluk yıllarımdan bir kaç hatırayı burada paylaşıp tarihe not düşeyim istedim.
Ayaklarımızda yün çoraplar ve kara lastiklerimizle lapa lapa yağan kar altında karlı çamurlu yollarda oynadığımız oyunlar. Mağaza altında kuş tutmak için teknelerden kurduğumuz kuş kapanları. Fındık ışgınından kurduğumuz cıddıklarla kara tavuk ve ala karga tuttuğumuz kış günleri .
Yakalık ve önlüğümüzü takıp naylon gübre torbalarından yapılan çantalarımıza kitap ve defterlerimizi yerleştirip mazı altından aldığımız yarmança odunla kar ve tipide bir saatlik mesafedeki ilkokula gittiğimiz kış ayları.
Kışın en zor iş koyunları gütmek . Kışladaki kar altında yeşil böğürtlen yaprakları ve çıbacaları ağaçdan yapılan kar küreği ile karuk edilerek açtığımız akşam gelirkende kuzulayın koyunlar için sırtlarda taşınan çıbaca yükleri ile koyun gütmeden dönen büyüklerimizin yorgun halleri .
Kışın vaz geçilmez yemeği fasulyeli ve karduflu pancar çorbası. Fasulye turşusu . Darı ekmeği doğranan ayran . Yemekleri
çok az olarakta tenekelerde şehirde getirilen hamsileri mısır ununa karıştırılıp saç üstünde pişirilmesi. Üzümden yapılmış zile pekmezini mısır ekmeği üzerine sürerek yendiğimizde halimize şükür edip bayram yaptığımız kış günleri.
Kış aylarının uzun kış gecelerinde rahmetli Ali emmimin gazlı ,camlı veya idare lambaları ışığında okuduğu Cenk kitabı . Okurken konu komşunun katılımı ile kalabalık köy evinin ocak başında geçen kış geceleri tarih bilincine sahip olmaya başladığım yıllar.
Çocukluk yıllarımızın kış günlerinde çile ve sıkıntı vardı. Mahrumiyet ve fakirlik yaşanıyordu ama herkes mutluydu huzur vardı. Herkes haline şükr edip imeci usulü konu komşuya yardım ediliyordu
Bugün her şey var. Ancak mutluluk yok, şükür yok , hırs var. Yardımlaşma duygusunu kaybettik.
Keşke çocukluk yıllarımızı yeniden yaşayabilsek keşke. Keşke.
Geçmiş Zaman olur ki