banner350
 İki yıl ara ile toplanan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 76. toplantısı, 22 Eylül 2021’de Amerika’da yapıldı.

İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan BM, kurulduğu günden bugüne çarpık yapısı yüzünden hiçbir sorunu çözememiş, aldığı kararlara uymamıştır.

BM’de her şey 5 güvenlik konseyi üyesinin iki dudağı arasında geçmekte, bu beş ülke yüzünden özellikle İslam coğrafyasında kan akmakta ve savaşlar devam etmekte.

BM’nin ne zaman ve neden kurulduğunu yazmadan önce, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın, BM 76. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada verdiği mesajı paylaşmak istiyorum.

“Avrupa Birliği’ne üyelik sürecindeki kararlılığımızı sürdürüyoruz. Afrika’yla yüzyıllara dayanan köklü bağlarımızdan aldığımız güçle, bugün de Kıta’yla ve Afrika Birliği’yle dayanışma içindeyiz. Yeniden Asya girişimimizle de Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki birleştirici konumunu pekiştiriyoruz. Aynı şekilde Latin Amerika ve Karayipler bölgesiyle ikili ve çok taraflı platformlarda ilişkilerimizi geliştirmeye büyük önem veriyoruz. Türkiye, herkes için daha güvenli, huzurlu, müreffeh, hakkaniyetli bir dünya yolunda atılan her adımın yanında olmuştur, olmaya devam edecektir.” dedi.

BM Niçin ve Ne Zaman Kurulmuştu?

Yazımın bu noktasında BM’nin ne zaman ve niçin kurulduğuyla ilgili yaptığım kısa bir araştırmayı sizlerle paylaşmak isterim.

Birleşmiş Milletler Nedir ve Ne İçin Kuruldu?

Birleşmiş Milletler, kısaca BM, 24 Ekim 1945'te kurulmuş uluslararası bir örgüttür. Birleşmiş Milletler kendini "adalet ve güvenliği, ekonomik kalkınma ve sosyal eşitliği uluslararasında tüm ülkelere sağlamayı amaç edinmiş global bir kuruluş" olarak tanımlamaktadır. Örgütün, kurulduğu yıllarda 51 olan üye sayısı şu an itibariyle üyeliği kaldırılan Vatikan ve değiştirilen Çin Halk Cumhuriyeti dahil 192'ye ulaşmıştır. Türkiye kurucu üyeler arasında yer alır...

BM’NİN KURULUŞ AMACI

24 Ekim 1945 tarihinde Birlemiş Milletler resmen kuruldu. Dünya ülkeleri arasındaki anlaşmazlıkları ortadan kaldırmak yeni savaşların önüne geçmek için kurulan örgütün bu hedefe yönelik en önemli karar organı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olacaktı. Güvenlik Konseyinin yapısı ve karar alma yöntemi ise şu şekilde belirlendi: Güvenlik Konseyi on beş üye devletten oluşacak bunların beşi daimi statüye sahip olacaktı. (ABD, Rusya, Çin Halk Cumhuriyeti, İngiltere ve Fransa) Güvenlik Konseyinde kararlar en az 9/15 şeklindeki bir çoğunluğa göre alınacak ve daimi üyeler mutlak veto hakkına sahip olacaktı. Daimi üyelerden herhangi birinin vetosu ile işlevsiz hale gelen Güvenlik Konseyi, bu yapısı ile günümüze kadar büyük çaptaki uluslararası ihtilaflarda çözüm üretemedi. İsrail-Filistin sorunu, Sırp- Bosna savaşı, Sovyetler Birliği’nin Afganistan, Hindistan-Pakistan gerginliği, Dağlık Karabağ sorunu, Körfez Savaşı ve nihayetinde Amerika ile İngiltere’nin Irak’ı işgali Birleşmiş Milletlerin çözemediği ve önleyemediği konular olarak tarihteki yerini aldı. Bu durum Birleşmiş Milletlere olan güven duygusunun gün geçtikçe azalmasına sebep oldu.

Cumhurbaşkanı’nın BM 76. Genel Kurulunda Verdiği Mesaj

Konuşmasının başında Birleşmiş Milletler 76. Genel Kurulu’nun tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İki yıl sonra tekrar Genel Kurul’da bulunmaktan ve siz değerli dostlarıma hitap etmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Geride bıraktığımız yaklaşık iki yılda tüm insanlık olarak gerçekten sancılı günler geçirdik. Son asrın en büyük sağlık krizi olarak nitelenen Kovid-19 salgınında, aralarında dostlarımızın, yakınlarımızın, sevdiklerimizin de olduğu 4,6 milyon insanı kaybettik. Gösterilen onca çabaya ve aşılamada alınan mesafeye rağmen salgının olumsuz etkilerinin hâlen devam ettiğini görüyoruz” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 76. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmanın tam metnini sizlerle paylaşıyorum.

https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/130623/-turkiye-herkes-icin-daha-guvenli-huzurlu-mureffeh-hakkaniyetli-bir-dunya-yolunda-atilan-her-adimin-yaninda-olmustur-

***

Dünya 5’ten Büyük mü?

Cumhurbaşkanı’nın her zaman dile getirdiği, BM 75. Genel kurulunda yaptığı konuşma ile ilgili Gebze Gazetesi’nde 2 yıl önce yazdığım Dünya 5’ten büyük mü başlıklı makalemin linkini sizlerle paylaşıyorum.

http://www.gebzegazetesi.com/m/?id=1577&t=makale

75. Genel Kurula katılan BM’nin kurucu üyesi Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın sürekli gündeme getirdiği 5 güvenlik konseyi üyeleriyle ilgili eleştirisi bu kez bir kez daha yüksek sesle dillendirdi.

Sayın Erdoğan, konuşmasının başında terör örgütlerine geniş yer verdi, son bölümdeyse 5 güvenlik konseyi üyelerine çok sert eleştirileri vardı. Canlı yayından konuşmayı takip ederken kamera 5 güvenlik konseyi üyelerinin üzerindeydi. Güvenlik konseyi üyelerinin bu konuşmadan hiç de memnun olmadıkları hatta Amerikan Delegasyonunun rahatsızlığı hem yüzlerine hem de tavırlarına vuruyordu. Rusya Delegasyonu ise konuşmayı biraz şaşkınlıkla takip ediyordu. Türk Delegasyonu ise Sayın Erdoğan’ın konuşmasından oldukça keyifli gözüküyordu. Sayın Erdoğan’ın yaptığı Açıklamalardan bir kısım özeti sizlerle paylaşıyorum.

"DÜNYAYI 5 ÜLKENİN AĞZINA MAHKUM EDEMEZSİNİZ"

"Güvenlik Konseyi'ni, temsil niteliği güçlendirilmiş, daha demokratik, adil, şeffaf ve etkin kılacak kapsamlı bir reform üzerinde mümkün olan en geniş uzlaşmayı sağlamalıyız. Birleşmiş Milletlerin reforme edilmesi gerekir. Özellikle barışı koruma ve inşa faaliyetlerinin daha etkin hale getirilmesi konusunda Genel Sekreter Ban Ki-mun önderliğinde atılan adımları takdirle karşılıyoruz. Bununla birlikte uluslararası barış ve güvenliğin temininden sorumlu ana organ olan BM Güvenlik Konseyi reforme edilmekçe bu çabaların tam manasıyla amacına ulaşamayacağı açıktır. İşte bu sebeple, 'Dünya 5'ten büyüktür" gerçeğini her fırsatta, uluslararası kamuoyuna hatırlatıyoruz hatırlatıyorum. 1. Dünya Savaşı şartları içerisinde yapılmış BM Güvenlik Konseyi'nde aynı şeyi yaşamamız mümkün değil. 5 ülkenin ağzına dünyayı mahkum edemezsiniz. Ama dünya şimdi bu 5 ülkeye mahkum edildi. Böyle bir BM Güvenlik Konseyi olamaz. Tüm dünyanın temsil edilmediği BM Güvenlik Konseyi, adaleti tesis edemez. Düşünebiliyor musunuz 3 tane ülke Avrupa'dan, 1 ülke Asya'dan, bir ülke ABD. Dünyanın diğer ülkeleri ne olacak? Bunları bir kenara koyuyoruz. 20 ülke mi BM Güvenlik Konseyi'nde olacak, bunlar daimi olsun. Ve hepsi de dünyayı temsil etmek üzere tüm dünya ülkeleri burada yerini alsın. Adalet ancak böyle tesis edilir."

"DEMOKRASİ DİYORSAK ANCAK BU ŞEKİLDE SAĞLAYABİLİRİZ"

"Siyasetçi omurgalı olacak, inandığı doğruları söyleyecek. Eğer demokrasi diyorsak ancak bu şekilde sağlayabiliriz. Irkçılık ve İslam karşıtlığı milyonlarca vatandaşı olan Türkiye için önemli bir konudur. 10 yıl önce dönemin İspanya Başbakanı ile bu tehditlere karşı kalıcı çözümler amaçlıyorduk. 2010'da Finlandiya ile BM çatısı altında barış için arabuluculuk girşimine ilginin artmasından da memnuniyet duyuyoruz. Birlikte oluşturduğumuz 2030 Birlikte Kalkınma hedefi hepimiz için iddialı şeyler içeriyor. Türkiye olarak 2011 yılında yaptığımız en az gelişmiş üllkelere yılda 200 milyon dolar verme iddiamızın üzerine çıktık. 71. Genel Kurul'un yaşanan acıları dindirmek ve dünyamızı değiştirmek için bir başlangıç olmasını diliyorum. BM üyesi tüm ülke ve halkları, ülkemin en kalbi duyguları ile selamlıyorum, kalın sağlıcakla"

Evet, sonuç olarak Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın BM’nin 71. genel kurulunda yaptığı konuşma her bakımdan çok önemliydi. Sayın Erdoğan, dünya liderlerini özellikle dünyayı yönetmeye çalışan BM’NİN 5 GÜVENLİK KONSEYİ ÜYESİNİN GÖZÜNÜN İÇİNE BAKA BAKA DÜYANIN 5’TEN BÜYÜK OLDUĞUNU haykırması bugün olmazsa yarın mutlaka yerini bulacak. İsteseler de istemeseler de bir gün dünyanın 5’ten büyük olduğunu kabul edeceklerdir.

(Kaynak: www.gebzegazetesi.com)

Misafir Avatar
İsminiz
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner660

banner370

banner375

banner379

banner373

banner376

banner377

banner149

banner378