banner1328

15–22 Nisan Turizm Haftası kapsamında, Gebze Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlenen “Sanayinin Başkenti Gebze’de Kültür ve Turizm” programını yerinde takip etme fırsatı buldum. Sanayi kimliğiyle öne çıkan Gebze’nin aslında ne kadar derin bir tarihi ve kültürel birikime sahip olduğunu bir kez daha görmek açısından oldukça anlamlı bir programdı.

Programın açılış konuşmasını yapan Gebze Ticaret Odası Başkanı Abdurrahman Aslantaş, Turizm Haftası’nın Gebze’nin kültürel ve tarihi değerlerini yeniden hatırlamak açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Gebze’nin uzun yıllardır sanayi kenti kimliğiyle ön plana çıktığını belirten Başkan, şehrin aynı zamanda köklü bir tarihe, zengin kültürel mirasa ve kendine özgü gastronomik değerlere sahip olduğunu vurguladı. Bu değerlerin tanıtılması ve turizm potansiyelinin artırılması için kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çeken Başkan Aslantaş, düzenlenen programların hem farkındalık oluşturduğunu hem de Gebze’nin farklı yönlerinin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağladığını dile getirdi.

Etkinlikte özellikle İsmail Kahraman’ın belgesel tadında hazırladığı sunum dikkat çekti. Gebze’nin köklü geçmişini, tarihi yapıları ve kültürel değerlerini anlatan video, salondaki katılımcılar tarafından büyük ilgiyle izlendi. Sunumda dile getirilen en önemli noktalardan biri ise Gebze’nin tarihi mirasının yeterince tanınmamasıydı. Oysa bu topraklar, geçmişten bugüne birçok medeniyetin izlerini taşıyan önemli bir kültürel hafızaya sahip.

Program boyunca yapılan konuşmalarda, Gebze’nin sadece sanayi üretimiyle değil; tarihi, kültürü ve gastronomik değerleriyle de güçlü bir potansiyele sahip olduğu vurgulandı. Turizm açısından değerlendirildiğinde, kentin bu yönlerinin daha fazla ön plana çıkarılması gerektiği görüşü öne çıktı.

Etkinlik kapsamında katılımcılarla birlikte Gebze’nin önemli tarihi yapılarından biri olan Tarihi Su Dolabı da ziyaret edildi. Osmanlı döneminden günümüze ulaşan bu yapı, geçmişte suyun taşınması ve dağıtımında önemli bir görev üstlenmiş. Bugün ise kentin tarihine ışık tutan önemli bir kültürel miras olarak varlığını sürdürüyor.

Programın sonunda düzenlenen ney dinletisi eşliğinde Gebze’ye özgü lezzetler ikram edildi. Özellikle bölgenin ilk ve tek coğrafi işaretli ürünü olan Gebze Bayram Çöreği, mancarlı pide ve zerde tatlısı misafirlerin beğenisini kazandı. Bu ikramlar, Gebze’nin gastronomi kültürünün de en az tarihi kadar zengin olduğunu gösteren güzel bir detaydı.

Program sonrasında Gebze Ticaret Odası Başkanı ile kısa bir sohbet etme ve günün anısına hatıra fotoğrafı çektirme fırsatı da buldum. Bu tür etkinlikler, Gebze’nin sadece sanayi kimliğiyle değil; kültürel ve turistik yönleriyle de konuşulmasına vesile oluyor.

Gebze’yi yıllardır takip eden bir gazeteci olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Bu şehirde anlatılmayı bekleyen çok sayıda tarih, kültür ve insan hikâyesi var. Yeter ki bu değerleri fark edip gelecek nesillere aktarma konusunda aynı hassasiyeti göstermeye devam edelim.

Emre Kahraman
Gazeteci

Misafir Avatar
İsminiz
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner376

banner375

banner377

banner981